MEZUNLARIMIZ NE YAPIYOR?


İEÜ’de kariyeriniz için her zaman destek olacak bir Kariyer Yönlendirme Merkezi var. Bu merkez size yalnızca staj işlemleriniz sırasında değil, eğitim hayatınız süresince ve sonrasında kariyeriniz ile ilgili adımlarınızda da destek olabilecek olanakları sunuyor.
Kariyer Merkezimiz ile ilgili bilgi için: kariyer.ieu.edu.tr/tr
İEÜ’DEN MEZUN BAŞARILARI
Kariyer Merkezi tarafından düzenlenen Kariyer Günlerine katılan öğrencilerimiz bugün dünyanın ileri gelen firmalarında veya kendi kurdukları ulusal/uluslararası işletmelerinde çeşitli başarı hikayelerine imza atıyor. Mezunlarımızı tanıyalım:

Utku UTKAN

2003 yılında İşletme Yüksek Lisans programından mezun olarak İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin ilk mezuniyet törenine katılmanın gururunu yaşadım. Yüksek lisans programlarını araştırırken okulumuzun kuruluş haberlerini okuyup büyük heyecan ile tanıtım toplantısına katıldım ve sonrasında okulda eğitimin başladığı ilk dönemde MBA programına kayıt yaptırdım. Program boyunca gerek akademik kariyer gerekse farklı sektörlerden iş dünyası tecrübeleriyle çok değerli hocalardan ders almamızın iş dünyasına ve yönetim konularına bakış açımı farklılaştırdığını düşünüyorum. İş hayatıma İzmir de NETSIS firmasında Proje ve Hizmetler Uzmanı olarak Müşteri İş Süreçlerinin Analizi konusunda görev yaptım, sonrasında Yaşar Holding bünyesinde SAP Yazılım Uzmanı olarak görev aldım. Bu süre içerisinde Mezunlar Derneğinin kurulmasında kurucu üye ve bir dönem sayman olarak görev aldım. Üniversite ile bağlarım bir süre bu şekilde devam etti. 2007 yılından itibaren Egebimtes Firmasında önce Analist/Yazılım Uzmanı, bunu takiben de Yazılım Geliştirme ve Uygulama Hizmetleri Yöneticisi olarak görev aldım. 2014 yılı sonunda sahip olduğum tecrübeyi kendi işimde kullanma zamanı geldiğine karar verip Aruna Yazılım Danışmanlık isimli şirketi kurdum. Bulunduğum konum sebebiyle İzmir’deki birçok firma ile yaptığım temaslarda İzmir Ekonomi Üniversitesi mezunlarının sayısının arttığını görmek, kendileriyle iş ortamında karşılaşmak, 2003 yılında 6 öğrenci ile ilk mezuniyet törenini gerçekleştiren üniversitemizin öğrenciler arasında tercih edilen, üniversiteler arasında her geçen gün yükselen ve kabul gören bir üniversite haline gelmesi gerçekten mutluluk verici. Tüm mezunlarımıza ve öğrenci arkadaşlarıma başarılar dilerim.

Dilşad TEKİN

2003 yılında İşletme Yüksek Lisans programından mezun olarak İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin ilk mezuniyet törenine katılmanın gururunu yaşadım. Yüksek lisans programlarını araştırırken okulumuzun kuruluş haberlerini okuyup büyük heyecan ile tanıtım toplantısına katıldım ve sonrasında okulda eğitimin başladığı ilk dönemde MBA programına kayıt yaptırdım. Program boyunca gerek akademik kariyer gerekse farklı sektörlerden iş dünyası tecrübeleriyle çok değerli hocalardan ders almamızın iş dünyasına ve yönetim konularına bakış açımı farklılaştırdığını düşünüyorum. İş hayatıma İzmir de NETSIS firmasında Proje ve Hizmetler Uzmanı olarak Müşteri İş Süreçlerinin Analizi konusunda görev yaptım, sonrasında Yaşar Holding bünyesinde SAP Yazılım Uzmanı olarak görev aldım. Bu süre içerisinde Mezunlar Derneğinin kurulmasında kurucu üye ve bir dönem sayman olarak görev aldım. Üniversite ile bağlarım bir süre bu şekilde devam etti. 2007 yılından itibaren Egebimtes Firmasında önce Analist/Yazılım Uzmanı, bunu takiben de Yazılım Geliştirme ve Uygulama Hizmetleri Yöneticisi olarak görev aldım. 2014 yılı sonunda sahip olduğum tecrübeyi kendi işimde kullanma zamanı geldiğine karar verip Aruna Yazılım Danışmanlık isimli şirketi kurdum. Bulunduğum konum sebebiyle İzmir’deki birçok firma ile yaptığım temaslarda İzmir Ekonomi Üniversitesi mezunlarının sayısının arttığını görmek, kendileriyle iş ortamında karşılaşmak, 2003 yılında 6 öğrenci ile ilk mezuniyet törenini gerçekleştiren üniversitemizin öğrenciler arasında tercih edilen, üniversiteler arasında her geçen gün yükselen ve kabul gören bir üniversite haline gelmesi gerçekten mutluluk verici. Tüm mezunlarımıza ve öğrenci arkadaşlarıma başarılar dilerim.

Efe AYLIN

İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Bölümü ilk mezunlarındanım. Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Bölümü mezunlarının, Hukuk mezunu birisinin Avukatlık yapması veya Aşçılık mezunu birisinin Aşçı olması gibi, aslında mesleki olarak Hariciyeci olması beklenebilir. Benim de ilk hedefim aslında bu doğrultuda Ankara'da devletimiz için çalışmaya başlamaktı. Daha sonrasında özel sebeplerimden dolayı, özel sektörde iş sahibi olmayı tercih ettim. Fakat yine de, yurtdışı ile bağlantılarımın olmasını, tarihleri ve kültürleriyle ilgili bilgim olan Dünya'nın her coğrafyasından insanlarla interaktif bir iş ortamında bulunmayı, seçeceğim işin olmazsa olmazı olarak görüyordum. Ayrıca, pratik çözümlerin üretiminin mümkün olacağı, sektöre ait çok çeşitli bilgi donanımına sahip olunabileceği, Dünya'da her ne olursa olsun, sektörün devamlılığının garantisinin yüksek olacağı bir iş arayışındayken, kendimi İstanbul'da büyük bir Türk Sermayeli Lojistik Firmasında çalışırken buldum. Sektörün birkaç firmasında çalıştıktan sonra, şu anda yine büyük bir Türk Sermayeli, merkezi İstanbul'da bulunan, Lojistik Firmasının İzmir Şube Müdürlüğü'nü yapmaktayım. Bütün Üniversitemize girmek üzere olan aday arkadaşlarımızı, her gün daha da popüler olan Lojistik sektöründe çalışma arkadaşlarımız olarak görmek dileğiyle.

Ezgi ÇAKMAK KESİMLİ

İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin ilk öğrencilerinden ve aynı zamanda ilk mezunlarındanım. Kolay bir karar değildi, risk almıştım. Fakat mezun olduktan sonra ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım. Aldığım son derece kaliteli eğitim sonrası bunu çok net görebiliyorum. İstediğim şirketlerde iş bulabildim ve öğrendiklerimi yaptığım işte hayata geçirebildim. İlk öğrenciler olduğumuz için ders programları ve eğitim içeriği oldukça detaylı çalışılmış ve iyi hazırlanmıştı. Her dersi profesörlerimiz bizzat kendileri verirlerdi. Bu birçok üniversite ve öğrenci için alışılmışın dışında bir uygulama bakıldığında.  İş hayatında bunun birçok avantajını gördüm.Üniversitede öğrendiğimiz teorik bilgileri, iş hayatındaki pratik uygulamalara kolayca adapte edebildim. İş hayatının da aynı dili konuştuğunu görmek beni rahatlatmıştı. Sonuçta üniversite ve iş ortamı oldukça farklı. Ayrıca üniversitede dahil olduğumuz iş yönetimi simulasyon projelerinin de çok faydasını gördüm. Kısaca aldığım eğitim, insan ilişkilerimi, duygusal zekamı, analitik düşüncemi, aynı anda birden fazla iş ve projeyi başarılı bir şekilde yürütme ve büyük resmi görme becerilerimi geliştirdi. Yukarıda bahsettiğim gibi derslere profesörlerin girmesi bence en büyük ayrıcalıktı. Ayrıca biz ilk laptop dağıtılan öğrencilerdik. Bunun da çok avantajını gördüm. Sosyal kulüpler aracılığıyla öğrencilerin desteklenmesi de bir başka ayrıcalık. Çünkü bu sayede öğrenciler iş hayatı, ilişki yönetimi konularında farkında olmadan çok fazla deneyim sahibi oluyorlar. İzmir Ekonomi Üniversitesi ben mezun olduğumdan bu yana yeni fakülteler açarak kendini sürekli geliştirdi, eğitim kalitesinden ödün vermedi, burslu öğrencilerin bilinçli tercihi oldu. Aday öğrencilere tavsiyem, kendilerine en uygun bölümü seçmeleri ve seçtikleri bölümde gerçekten kalpten isteyerek ve severek okumalarıdır. Hem üniversitede hem de iş hayatında gerçek başarı, denge ve mutluluk ancak bu şekilde mümkün oluyor.

İmge YILMAZ  ELLEZ

Liseden mezun olduktan sonra hiç İzmir dışına çıkmak gibi bir hayalim yoktu. İzmir’de mevcut şartlarımı bozmadan ama aynı zamanda geleceğime de yön verecek çok iyi bir üniversitede okumayı istiyordum. İzmir Ekonomi Üniversitesi bu anlamda benim şansım oldu. 2007 yılında mezun olduğum üniversitemin bana kattığı çok güzel dostlukların yanı sıra, kişisel gelişimimde, kariyerim için çok önemi olan bilgi birikiminde ve tecrübemde önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum. Profesyonel iş hayatıma ise mezun olduktan yaklaşık bir yıl sonra Pınar Balık’da İhracat Departmanı’nda başladım. Fakat kariyer hedeflerim arasında okuduğum süre boyunca hep pazarlama, marka departmanlarında çalışmak yer alıyordu. Bu yüzden 2011 yılında tamamladığım pazarlama yüksek lisansının ardından Türk Tuborg A.Ş. ye Marka Yöneticisi olarak geçiş yaptım. Şuanda bu pozisyonda Kıdemli Marka Müdür Yardımcısı olarak çalışmaktayım. Bitmek bilmeyen şikâyet ettiğim sunumların şimdi kariyerimde hayatıma nasıl anlam kattığını anlıyorum. Üniversitemi gülerek anımsıyorum.  Profesyonel hocalarımdan aldığım eğitimin ve İngilizcenin şu anki kariyerimde etkisi büyük, değerli İzmir Ekonomi Üniversitesi ailesine teşekkürlerimi ve sevgilerimi sunuyorum. İyi ki bende bu güzel ailenin bir parçası olmuşum…

Ali MAT

2002 yılında Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü’ne başladım. 2007 yılında mezun olduğum üniversitemizin bana kattığı birçok bilgi ve deneyim dışında kalıcı arkadaşlıklarım oldu. Öğrendiğim teorik bilgileri, alanında en iyi hocalarımızdan öğrenmek ve bugün hala onlarla irtibat halinde olabilmem iş yaşamımda da üniversitemin kalitesini bir adım daha öne çıkarmış oluyor. 2010 Yılında başladığım profesyonel iş yaşamıma Türkiye’nin önde gelen meyve suyu ve süt firması DİMES’te Distribötür Yöneticiliği ve Zincir Mağazalar Yöneticiliği görevini 3 yıl sürdürdüm. 2013 yılı itibari ile Kariyer hedefime, üniversite yıllarından beri hayal ettiğim Hızlı Tüketim Sektörünün önde gelen firmalarından TÜRK HENKEL Kimya San. Ve Tic. AŞ’ye Özel Müşteri Yöneticisi olarak geçiş yaptım. Üniversite yıllarında almış olduğum eğitimin ve öğretimin kalitesini hem iş hem de özel hayatımda her zaman hissetmekteyim.

Candaş Ener ERDENER

2003 yılında %100 burslu olarak Uluslararası Ticaret ve Finansman bölümüne başladığım ve 2007 yılında yüksek şeref derecesiyle mezun olduğum üniversitemizin bana kattığı en büyük şey, analitik düşünme yeteneğimi geliştirerek sunum becerileri kazandırmak oldu. Öğrendiğim teorik bilgilerin ışığı altında, mezun olunca bankaların müfettişlik sınavlarına hazırlandım. Girdiğim sınavdan başarılı olarak Türk Ekonomi Bankası’nda Müfettiş Yardımcısı olarak kariyerime başladım. Meslekteki dördünce senemin sonunda Odeabank’ın Teftiş Kuruluna Müfettiş unvanıyla geçerek, 13 yıl aradan sonra Türkiye’de kurulan ilk bankanın içerisinde yer almanın heyecanını yaşadım. Şu anda iş hayatında 8. yılın içerisinde, Kıdemli Müfettiş olarak çalışmaktayım. Odeabank’ta işe başladıktan sonra Bahçeşehir Üniversitesinden de MBA derecesini aldım, bu esnada lisans döneminde almış olduğum eğitimin kalitesini hem iş hayatında hem de yüksek lisans eğitimim sırasında her zaman hissettim.

Alper GÜLER

Üniversite sınavı sonrasında becerilerimi en iyi şekilde kullanabileceğim alana karar vermeye çalışırken, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Yazılım Mühendisliği Bölümü gazete ilanını gördüm. 7-8 yaşımda siyah beyaz MS-DOS bilgisayar ekranını gördüğüm ilk anda başlayan ilgimi, doğru eğitimi alarak geliştirme fikri beni çok heyecanlandırdı. Ek olarak Lise den yeni mezun olduğumda büyüdüğüm şehir olan İzmir’den ayrılmak istemiyordum. Takip eden günlerde İzmir Ekonomi Üniversitesi tanıtım günlerine gittim. Bilgisayar Bilimleri Fakültesi o zaman sadece 1 yaşında olduğundan, ilk yılını doldurmuş ve sonradan arkadaşım olan öğrencilerle görüştüm. Yeni restore edilmiş modern kampüs ve eğitmenlerle yaptığım görüşmeler beni ikna etti. O gün İzmir Ekonomi Üniversitesi’ni sectim.2003 senesini düşündüğümüzde Yazılım Mühendisliği kavramı eğitimi, Dünya üzerinde, önceki 5-10 senede önem kazanmaya başlamışken, İzmir Ekonomi Üniversitesi Yazılım Mühendisliği lisans programıyla, Türkiye’de bu kavramın öncülerinden olarak güzel bir girişim yapmıştır. Başladığım tarihte henüz ikinci senesinde olan ve Türkiye’de yeni bir konu üzerinde yeni kurulan bir bölüm olmasına rağmen, yeterli bir eğitim aldığımızı devam eden hayatımda anladım. Lisans eğitimi son senesinde kurduğum yazılım şirketi, sonrasında sırasıyla balistiğim Türk Telekom, Turkcell Superonline, Lazzoni USA şirketleri ve Yazılım Yönetimi yüksek lisans programında İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde oluşturduğum alt yapının benim için önemini anladım. Uzun bir çalışma dönemi sonrasında, hayallerinizi gerçekleştirmek için size yardımcı olacak bölümü seçmek ve karar verdiğiniz alan hakkında doğru eğitimi alacağınız Üniversite’yi seçmek gerçekten zor bir karar. Üniversitelerin düzenlemiş olduğu tanıtım günleri hem kampüs hakkında bilgi sahibi olmak hem de mevcut öğrencilerle tanışarak, bölüm hakkında bilgi almak için çok faydalı. Kurulduğu günden beri her yıl kalitesini yükselten İzmir Ekonomi Üniversitesi kesinlikle ziyaret edilmeli.

Duygu POROY

2004 yılının bir sonbahar günü tanıştık İzmir Ekonomi Üniversitesi’yle. Hayatımın en güzel dört senesini geçirdiğim; akademik yeterlilik ile birlikte çok güzel dostluklar edindiğim Üniversiteme. 2008 yılında İşletme Bölümünden mezun oldum. Aynı senede aldığım bu eğitimi biraz daha ilerletmek ve ilgilendiğim alanlarda daha çok bilgi ve deneyim sahibi olmak için çok değerli hocalarımın da referanslarını alarak başvurduğum İngiltere Londra’da University of Hertfordshire’de yüksek lisans programına kabul edildim. İlk başta korkularım vardı, gerçekten eğitimim, yabancı dilim yeterli olacak mıydı? Çok mu zorlanırdım? Fakat yüksek lisans derslerim başladığı zaman ne yabancı dil konusunda, ne terimler konusunda, ne de derslerin içeriği konusunda kendimi yabancı hissetmedim. Aldığım eğitimin gerçekten de beni iyi yetiştirdiğini anladım. İki sene Londra’da hem okuyup hem yaşadıktan sonra yüksek lisans derecemi de başarıyla tamamlayıp Türkiye’ye kesin dönüş yaptığım zaman eğitimimin bana açtığı kapıları görünce bir kere daha doğru tercih yaptığımı fark ettim. Bir bağımsız denetim firmasında işe başladım. Yaklaşık üç sene boyunca Denetçi Yardımcısı olarak çalıştım. Farklı sektörleri araştırma yaparak birçok bilgiyi görevim sayesinde öğrenip kendimi her yönden geliştirdikten sonra da bir İngiliz perakende şirketinin Finans Departmanında işe başladım. Perakende sektöründe edindiğim iki senelik tecrübeden sonra üretim alanında da tecrübe edinmek ve kendimi geliştirmek hedefiyle bir İtalyan şirketinde Bütçe ve Raporlama Uzmanı olarak işe başladım. Geriye dönüp baktığımda her zaman özgeçmişimde güvenle taşıyacağım. Beni her zaman ileriye götürecek, Avrupa standartlarında olduğunu gözlerimle görüp yaşadığım bir üniversite eğitimim, dört sene boyunca edindiğim ve üzerinden birçok yıl geçmesine rağmen hala aynı günkü gibi sürdürdüğüm birçok güzel dostluğum ve gururla taşıdığım bir mezun kartım var. Öğrenmek, kendini geliştirmek ve daha ileriye taşımak isteyenin her zaman yanında olan değerli hocalarıma emekleri ve başarılı olacağıma dair bana duydukları güven için teşekkür ederim. İzmir Ekonomi Üniversitesi, hayattan ne istediğinizi biliyorsanız ve bu istediğiniz yola girmek, bu yolda başarılı olmak ilk hedefinizse, bu üniversite sizi o yola yönlendirmek için bütün imkânlarını seferber edecek ve sizi geleceğe güvenle bakan, eğitimine güvenen bir birey olmanız için destekleyecektir.

Mete ÖMERALİ

Kendimi bildim bileli hayalim hep Bilgisayar Mühendisi olmaktı. Daha ortaokul andacımda bile arkadaşlarımın bir gün seni bilgisayar mühendisi olarak görmek istiyoruz notları, kişisel meraklarım ve teknolojilerin hayatımızda ki önemi; 2004 yılında beni İzmir Ekonomi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümü öğrencisi yaptı. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden mezun olduktan hemen sonra üniversitemizin sunduğu avantajlardan biri olan Embrionix ile çalışmaya başladım. İlk iş deneyimime son sınıfta ve takip eden sonraki bir yılda devam ettim. Daha sonra 2009 yılında farklı vizyonlar kazanmak için ve eğitimimi daha da geliştirmek için üniversitemdeki hocalarımın referanslarıyla ve iyi sayılacak not ortalamamla, İsveç’te Göteborg ve Chalmers Üniversitelerin ortak programı olan  Yazılım Mühendisliği ve Proje Yönetimi Yüksek Lisans Programına kabul edildim. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde okurken ve zorlu derslerle boğuşurken; 2. yabancı dilin önemini ve derslerin tamamen İngilizce olmasının faydalarını görmek pek de kolay olmuyor. Fakat ne zaman yurtdışına çıkıyorsunuz, işte o zaman farkınızı ortaya koyup, yıllarca çektiğiniz zorlukları avantaja dönüştürmeye başlıyorsunuz. Okurken belki de çok mantıklı gelmeyen, gerçekçi olmayan, hocalarımız sadece zorluk olsun diye bize bu sıkıntıları yaşatıyor düşüncesinden; aslında gerçek hayatı öğrenmiş ve ileride iş hayatına daha hazır bireyler olarak yetişmiş oluyorsunuz. Zaten çok uzun zaman geçmeden yüksek lisans tezim için yaklaşık bir yıl Ericsson ile çalıştıktan hemen sonra, diğer dünya çapında bilinen firmalar ile iş görüşmelerine başladım. Amerika bazlı, dünyada 6000 çalışanı olan Parametric Technology Corporation (PTC) Firmasında Yazılım ve Mühendislik alanında danışman olarak İsveç’te çalışmaya başladım. Henüz çalışma hayatımın 4. senesi dolmadan, ekim 2014 itibariyle, aldığım eğitimlerin, oldukça iyi sayılacak yabancı dilimin ve bence en önemlisi sadece teknik konulara bağımlı kalmadan, iş hayatına entegre edebildiğim bilgi birikimim sayesinde; PTC'nin Türkiye, Yunanistan ve Orta Doğunun Teknik Satış Departmanı Müdürü pozisyonuna getirildim. Diplomanız belki işe girişte çok faydalı oluyor, fakat orada tutunabilmek ancak İzmir Ekonomi Üniversitesi gibi özgür, çağdaş ve yenilikçi bir ortamda, günümüzde daha da öne çıkan ve hep gurur duyduğum Atatürk'ün gösterdiği vizyona yakışan eğitim ve birey yetiştirme amacından hiç sapmayan üniversitem sayesinde oldu. Üniversiteye yeni başlayacak arkadaşlarıma naçizane söyleyebileceğim, yapmak istediğiniz işe iyi karar verip doğru mesleği seçtiğiniz zaman, İzmir Ekonomi Üniversitesi birçok başarılı üniversite gibi size hayatın kapılarını açmakta büyük faydalar sağlayacaktır.

Murat YATAĞAN

Mezuniyetimin ardından İEÜ'de araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladım ve aynı zamanda İYTE'de Mühendislik İşletmeciliği yüksek lisans programına devam ettim. 2010 yılında Google'da çalışmaya başladım. İrlanda'daki Avrupa merkez ofisindeki Arama Kalitesi takımında 5 sene çalıştım. 2015 yılında Türkiye'ye geri döndüm ve dijital pazarlama alanında çalışmaya başladım. İstanbul'da dijital performans ajansı olarak faaliyet gösteren SEM'de 10 kişilik SEO takımını yönettim. Türkiye'nin en değerli markalarına arama motorlarında nasıl daha iyi görünürlük elde edebilecekleri, marka bilinirliklerini arttırmaları için gereken stratejiler, karlılık ve satış değerlerini dijital kanallardan nasıl yükseltebileceklerini ve ürünlerini dijital kullanıcılara odaklanarak nasıl geliştirmeleri gerektiği hakkında danışmanlık hizmeti verdim. Bir yandan SEO ve UX danışmanlığı hizmetimi freelance olarak sağlıyorum, Amerika ve İngiltere'de müşterilerim var. Uzunca bir süredir de sektöre katma değer sağlayabilmek için etkinliklerde konuşmacılık yapıyorum ve dönemsel eğitimler veriyorum. Tüm bu işleri yapabilmemde, İEÜ'de bana fark ve değer katan tecrübeler yaşamış olmamın çok önemi var. Aldığım Bilgisayar Mühendisliği eğitimin yanında yabancı dilimi geliştirmem, sosyal faaliyetlerle kendimi daha iyi ifade etmem, beni iş hayatına hazırlayan staj ve part-time iş deneyimlerim konusunda İEÜ'nin, çalışanlarının ve hocalarımın büyük desteği oldu. Türkiye'nin kaliteli bir vakıf üniversitesinden yüksek başarıyla mezun olmanın haklı ayrıcalığını yaşadığımı düşünüyorum. Fark yaratabilmemde İEÜ'de aldığım eğitimin ve yönlendirmelerin katkısının azımsanmayacak derecede olduğunu belirtmek isterim.

Naciye Şekerci

İzmir Ekonomi Üniversitesi 'nin Uluslararası Ticaret ve Finansman ve İsletme (çift anadal olarak) lisans programlarını tamamladım. Lisans eğitimimi takiben İsveç-Lund Üniversitesi'nde Finans Master programına başladım. Lund Üniversitesi'nin yüksek lisans programından cok memnun kaldığım için, Lund Üniversitesi'nde İsletme Finansman'i üzerine doktoraya başladım. Doktora sonrası, Hollanda'nın Utrecht Üniversitesi'nden teklif alınca, Hollanda'ya taşındım. O günden bu yana, Utrecht Ekonomi Okulu'nda, Finans alanında Yardımcı Doçent olarak calışmaktayım. İEU hem güçlü akademik kadrosu sayesinde yüksek kalitede eğitim temin ediyor, hem de sosyal açıdan bir çok olanak sunarak öğrencinin kişisel gelişimine katkıda bulunuyor. İEU'de almış olduğum bu güçlü ve çok yönlü eğitimimin, şu an ki kariyerime başlamamda katkısının büyük olduğunu düşünüyorum.

Halil Utku YILDIRIM

Bilgisayar mühendisliği okuma hayalimi 2005 senesinde İzmir Ekonomi Üniversitesini kazanarak gerçekleştirdim. Hazırlık sınıfını okumadığım için direk bölüm dersleriyle uğraşmak zorunda kaldım. İlk dönem epey bir zorlansam da daha sonradan hocalarımızın desteği sayesinde hızlı bir adaptasyon sürecine girdim. 3. Sınıfa geldiğim zaman ağırlaşan bölüm dersleri sayesinde işlerin dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığının farkına vardım. Stajlarımı yazılım üzerine gerçekleştirdiğim için yazılım konusunda da bir şeyler yapabildiğimi gördüm. Artık kendime güvenim gelmişti ve bu alanda da çalışabileceğimi düşünüyordum. Aldığım bir seçmeli ders sayesinde tanıştığım bir hocam bana bilgisayarımla ilk tanışmamdan sonra ilgi duymaya başladığım bilgi güvenliği alanında kendimi geliştirme kararı almama sebep oldu. 2009 yılında mezun olduktan sonra uzmanlaşmak için yüksek lisans yapma kararı aldım. İstediğim bölüm özel bir alan olduğundan ve Türkiye’de bu alanda o dönemde pek iş imkânı olmadığından akademik kariyer yapmak için bir kaç girişimde bulunsam da özel sektör ağır bastı. Bir yandan yüksek lisansımı tamamlarken diğer yandan istediğim bölümde çalışma imkânı buldum. Sadece kendi ilgi duyduğum alanda kendimi geliştirmekle kalmayıp aynı zamanda yönetimsel özelliğimi de geliştirmiş oldum. İşletme, satış gibi ekstra yeteneklere sahip oldum ve en önemlisi ileride çok işime yarayacağını düşündüğüm ticareti öğrenerek kabiliyetlerimi geliştirdim. Uluslararası çalıştığımız için yabancı dilimi de en üst düzeye taşımayı başardım. Sürekli müşterilerle diyalog içerisinde olduğum için ikili ilişkilerimi geliştirme fırsatı buldum. 2012 yılında yüksek lisanstan mezun olduktan sonra zorunlu askerlik görevime kadar çalışmakta olduğum firmada kendimi geliştirmeye devam ettim. Askerden geldikten sonra ise artık daha kurumsal ve profesyonel bir firmada çalışmam gerektiğini düşünerek acele etmeyip hayalimdeki işi yapmak istediğime karar verdim. Birçok iş görüşmesi yaptım ve teklifler aldım. En sonunda dünyanın en büyük telekomünikasyon firması olan Ericsson Türkiye İzmir ofisinde işe başladım. Burada İzmir Ekonomi Üniversite’sinden mezun hem kendi dönemimden hem de diğer dönemlerden birçok meslektaşımla karşılaştım. Bize verilmiş olan akademik eğitimin gerçekten işe yaradığını görmek beni tekrardan mutlu etti.

Egemen AKIN

2005 senesinde o zamanki Endüstri Sistemleri Mühendisliği şimdiki Endüstri Mühendisliği bölümünün ilk öğrencilerinden biri olarak İzmir Ekonomi Üniversitesindeki eğitim hayatıma başladım. Görece genç olan bir üniversitenin yeni açılan bir bölümünü tercih etmenin getirdiği endişelerim elbette mevcuttu. Fakat bölümün bölge ve ülke ihtiyaçlarına göre iyi kurgulanmış bir eğitim sistemi ve kadrosu olduğu konusunda ikna olduğumda bu endişelerim yerini farklı bir heyecana bıraktı. 4 yıllık lisans eğitimim boyunca her biri alanında önemli yerlere sahip uluslararası düzeyde saygınlık kazanmış akademisyenler tarafından yetiştirilmenin yanı sıra bölümümüzün de bizimle birlikte yetiştiğini, olgunlaştığını görmek ve bunun bir parçası olmak her zaman avantajını hissettiğim bir nokta oldu. Bunun yanında farklı bir bakış açısı kazanabilmek için çok da sıradan olmayan bir tercih ile lisans eğitimimle paralel olarak Endüstriyel Tasarım Yönetimi bölümünde Yan Dal eğitimini de tamamladım. 4 yıllık oldukça verimli geçirilmiş bir lisans eğitimi ardından ise 2009 yılında İsveç’te bulunan Jönköping Üniversitesi’nin “Üretim Geliştirme ve Yönetimi” mühendislik yüksek lisans programına kabul edildim. Yüksek lisans eğitimim boyunca İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde aldığım eğitimin oldukça kaliteli ve kapsamlı olduğunu bir kere daha anladım. Dünyanın farklı ülkelerinden gelmiş öğrenciler ve onların seviyeleri ile kendi eğitim seviyemi kıyasladığımda hiçbir eksiklik hissetmediğim gibi avantajlı olduğum noktaları da gözlemledim. 2011 yılında Türkiye’ye döndükten ve askerlik engelini aradan çıkardıktan sonra ise profesyonel çalışma hayatıma başladım. 3 yıl elektronik ve beyaz eşya sektörlerinde “Yalın Üretim” kapsamlı çeşitli görevlerde yer aldıktan sonra Haziran 2015 itibari ile dünyanın en önemli otomotiv tedarikçilerinden biri olan DELPHI firmasının İzmir’de bulunan Dizel Sistemleri fabrikasında “Yalın Üretim Mühendisi ve Delphi Üretim Sistemi Lideri” pozisyonunda çalışmaya başladım. DELPHI gibi büyük ve küresel bir firmada liderlik ettiğim ve görev aldığım her projede uluslararası seviyede takdir almamın arkasında ise İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde almış olduğum sağlam mühendislik eğitiminin ve bakış açısının olduğunu da belirtmem gerekiyor. Çok uzun bir süre olmasa bile bugün ile 2005 yılını kıyasladığımda İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin sunduğu imkânlarda çok büyük değişiklikler görüyorum. Gerek fiziksel kampüs, gerek uluslararası bağlantı olanakları gerek ise mezun iletişim olanakları büyük gelişim gösterdi. Bu gelişimde üniversite yönetimi ve akademik kadronun payı kadar ben ve benim gibi mezun ve öğrencilerin da payının olduğunun bilincindeyim. Mezuniyetimin üzerinden bugün itibari ile 7 yıl geçmesine rağmen üniversitem ile bağlantım her geçen gün artarak devam ediyor. Öğrenciliğimde eksik olduğunu hissettiğim noktalarda: mentorluk programına dâhil olarak, seminer ve söyleşilere katılarak, öğrenciler için staj ve proje imkânları sağlamaya çalışarak fayda sağlamaya hala gayret gösteriyorum, sizlerin bu satırları okuması da bunun bir parçası şüphesiz. Üniversite hayatına yeni başlayacak, devam eden veya mezun olmuş diğer tüm arkadaşlarıma ise naçizane tavsiyem ise; kendinizin ve çevrinizin hayat kalitesini arttırmak için parçası olduğunuz işin veya oluşumun gelişmesinde siz de bir sorumluluk üstlenin. Hedefiniz her zaman net olmayabilir ama en azından yönünüzü tayin ettikten sonra bu yolda karşınıza çıkacak engellere karşı yargılayıcı değil sorgulayıcı olun ve çözüm üretmeye çalışın. İlerleyen hayatınızda mutluluğu ve başarıyı ancak mesleki gelişiminiz yanında toplumsal gelişime dolayısı ile kişisel gelişiminize sağlandığınız katkı ile gerçekleştirebilir, faydalı ve mutlu bir birey haline gelebilirsiniz. Hepinize başarı ve mutlulukla dolu bir hayat diliyorum, sevgilerimle…

Melda AKIN

Henüz on iki yaşındayken Bilgisayar Mühendisliği okumaya karar vermiştim. 2005 yılında da ilk tercihime İzmir Ekonomi Üniversitesi – Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nü yazmamla, maceranın gerçek kısmı başlamış oldu. Her ne kadar teknik derslerin temellerini daha önceden öğrenmiş olsam da, beni uzun bir yolculuğun beklediğinin farkındaydım. Alanında oldukça iyi, açık görüşlü, motive eden, sizi, sadece daha iyi olmanız için, başka hiç bir amaç gözetmeden zorlayan hocalarımız ile çalışmanın değerinin paha biçilemez olduğunu her geçen gün daha iyi anlıyordum. Bunun yanı sıra, seçmeli derslerimizi dahi özenle seçerek, teknik bilgimizin yanına sosyal bilimleri de ekleme fırsatı buluyorduk. Matematik aslında hayatın neresindedir? Sınırlarımız nerede biter nerede başlar? Bu soruları cevaplamanın kolay olduğu düşünülse de, aslında, ne kadar zaman, ne kadar çaba gerektirdiğini anlayabiliyorduk. Tüm bu çalışmaların yanında, üniversitemizin TOG (Toplum Gönüllüleri) Kulübünde de Koordinatörlük yaparak, pek çok proje yapma, farklı özelliklerde pek çok birey tanıma fırsatı buldum. 2009 yılında da mezun oldum. Bir süre Yazılım Uzmanı ve Analist olarak çalıştıktan sonra, tekrar İzmir Ekonomi Üniversitesi – Akıllı Mühendislik Sistemleri Yüksek Lisans programına başladım. İki sene süresince, Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde Asistanlık yaptım. Tüm dürüstlüğümle söyleyebilirim ki, hayatımın en güzel yıllarıydı. Harika hocalar, harika dostluklar ve harika projeler… Zamanın göreliliğinin ne demek olduğunu tam da bu noktada anladım. Şu anda ise, Avrupa’nın en büyük dijital ajansının, Türkiye ofisinde, İK ve Organizasyonel Gelişim Direktörüyüm. Hayattaki en iyi kararlarımdan biri, İzmir Ekonomi Üniversitesi’ni seçmemdir ve İzmir Ekonomi Üniversitesi benim için hayatın, huzurun, arkadaşlığın, paylaşmanın, beraber ağlayıp, beraber gülmenin öğrenildiği nadide bir yer. Herkesin zamanın göreliliğini ve ilerlemenin sonsuz olduğunu İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde öğrenmesi dileğiyle…

Hüseyin Anıl ANALAN

Öncelikle belirtmek isterim ki, bir hayli başarılı başlayan eğitim hayatımda zaman içinde işler pek iyi gitmedi ve lisede ve sonrasında “çürük yumurta” olarak tabir edilen sınıfa dâhil oldum. Bu noktaya gelmemde dönemin eğitim politikalarıyla birlikte benim kararsızlığım da büyük rol oynadı. Tüm bu aktörler koskoca bir sekiz sene kaybetmeme neden oldu. Sonrasında ise şu anda bulunmaktan büyük mutluluk duyduğum konuma gelmemde çok büyük payı olan İzmir Ekonomi Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümünde eğitimime başladım. Sene 2006 idi ve ben 26 yaşımda, aramızda bir hayli yaş farkı olan ve hala sevgiyle andığım ve de görüştüğüm arkadaşlarımla birlikte hayatımda yepyeni bir pencere açmıştım. İlk başta belirttiğim başarılı başlayan eğitim hayatımdan bana miras kalan İngilizce bilgim sayesinde hazırlık sınıfından muaf olarak eğlenceli, zorlu ama heyecan verici bir dört yılın ardından mezun olmayı başardım. Bu süreçte aldığım eğitim; yeni bir bakış açısı kazanmamı, vizyonumun genişlemesini ve geleceğe güvenle bakmamı sağladı. İzmir Ekonomi Üniversitesi’ndeki özgür ortam insanın içindeki öğrenme isteğini kamçılıyor ve kaliteli eğitmen kadrosu sayesinde de ulaşmak istediğiniz hedefe kolayca ulaşabiliyorsunuz. Hocalarla iletişim kurarken hiçbir sıkıntı çekmiyorsunuz. Sizin için ayrılan sürelerde hocaları ofislerinde ziyaret ederek aklınıza takılan her şeyi sorup öğrenebiliyorsunuz. Ayrıca İngilizce haricinde size sunulan başka birçok yabancı dil seçeneği arasından istediğinizi seçip öğrenebiliyorsunuz. Ben İspanyolcayı tercih etmiştim, tavsiye de ederim. 2010 senesinde 30 yaşımda mezun olduktan sonra, geçmişte bıraktığım o kararsızlığım beni yine yakaladı. Ancak bu kez aldığım eğitim sayesinde deneyim kazanmıştım ve bu süreci kazasız atlattım. İlk önce İstanbul’da Kapital Medya bünyesinde çıkartılan sağlık profesyonellerine yönelik Farmaskop isimli dergide muhabir olarak işe başladım. Buradan da İhlas Dergi Grubuna editör olarak geçtim. Dergicilik serüvenim daha da yoğun bir şekilde, görevim gereği yurtiçi ve yurtdışındaki fuarlara da katılarak, devam etti. Şimdi ise Umar İletişim Ajansı bünyesinde Editör olarak çalışıyorum. Birçok büyük firma için çıkardığımız iç iletişim dergilerinde yazılar yazıyorum; çeviri, redaksiyon ve röportajlar yapıyorum. İlerlemiş yaşıma rağmen bu noktaya ulaşabildiysem, bunda İzmir Ekonomi Üniversitesi ve eğitmen kadrosunun büyük payı olduğunu söyleyebilirim. Aday öğrencilere de üniversitemizi ve bölümümüzü kesinlikle öneriyorum.

Sezin ÖZÇELİK GÜNEŞ

Farklı bir meslek farklı bir şehir hayali kurarken, İzmir Ekonomi Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü, ÖSYM kitapçığında ilgilimi çekti. Ekonomili olma hikâyem işte böyle başladı. Okulumun İngilizce eğitim veriyor olması da tercih sebeplerimden biri oldu. 1 yıllık hazırlık eğitimi ardından, 4 yıl keyifli ve çok çok hızlı geçen bir lisans dönemi yaşadım. Hiç sıkılmadan, eğlenerek, tabii ki arada sınav stresleriyle dolu koskocaman 4 yıldı. O kadar hızlı geçti ki…2010 Haziran ayında mezun olduğumda yeni bir macera için her zaman dönüp gelmek üzere arkamda bıraktığım güzel İzmir’den ayrılmak zorunda kaldım. Çok kısa bir aranın ardından, 2010 Eylül ayında İstanbul’a geldim ve Güzel Sanatlar Saatchi & Saatchi’de müşteri ilişkileri stajyeri olarak çalışmaya başladım.  Reklam dünyasında yapılanlar hiç yabancı değildi. Okulda hocalarımızla yaptığımız projelerin daha büyük ve gerçek bütçelerle yapılan, yani ete kemiğe bürünmüş halleriydi. İşte burada aldığınız eğitimin, yalnızca kitaptan okumaya değil uygulamaya da yönelik olması meslek hayatınız açısından çok önemli bir nokta. 5 aylık bir stajyerliğin ardından artık Güzel Sanatlar ailesine resmi olarak katıldım. İlk markam Vestel ve Vestel’in yurt dışı ayağı olan Vestel – EM’di. Bunun yanında, Lila Kâğıt ve D- Smart gibi kısa süreli markalarım oldu. Sonrasında, P&G’den Ariel, Head&Shoulders, Olay, Prima, Mondelez’den; Kent Bayram, First, Jelibon, Olips ve ülkemiz için önemli bir marka olan Uludağ İçecek, müşteri ilişkilerini yaptığım markalardan oldu. Bu süreçte müşteri temsilciliğinden, müşteri süpervizörlüğü terfii aldım. FMCG (Fast moving consumer goods) sektörünün oldukça önemli markalarıyla çalışmak mesleki gelişimim açısından çok iyi bir noktaya getirdi beni. Özellikle global bağlantıları olan markalar mesleki açıdan farklı bakış açıları yarattılar. Yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayıp, tüm dünya ile iletişimde oluyorsunuz bir reklam kampanyasını hayata geçirmek için. Polonya, Rusya, Londra, New York…4 yıllık Güzel Sanatlar Saatchi & Saatchi süreci ardından, yeni bir ajansa geçtim. Artık yeni bir markam var. Az zamanda çok işler yapan yılda 60 film yayına gönderen, Team Red’de, Vodafone müşteri ilişkileri süpervizörü olarak meslek hayatıma devam ediyorum. İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne ilk adımınızdan itibaren, doğru tercih yaptığınızı anlayacaksınız. Gerek eğitim kadrosu, gerekse eğitim müfredatı oldukça seçkin ve donanımlı. Hedeflerinizi ilk adımınızla belirleyin ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne gelin. Artık doğru yerdesiniz.  Keşkeleriniz hiç olmayacak. Bir İzmir Ekonomi Üniversitesi mezunu olarak bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Yolunuz açık olsun.

Zühal Sinem KURŞUN

2005 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Bölümüne girdiğimde, bu bilinçli ve isteyerek yapılan bir tercih olduğu için çok sevinmiştim. Üniversitemizin gerek eğitim imkânları, gerekse sosyal imkânları yanılmadığımı gösterdi. Mezuniyetimin üzerinden beş sene geçmiş olmasına rağmen hala derslerini özlediğim hocalarımızdan, kampüsteki ve yurttaki arkadaşlıklara kadar birçok şeyi özlüyorum ve sanırım özlemeye devam edeceğim. Eğitimim süresince kendi bölümümün yanında Lojistik Yönetimi bölümünde de çift anadal programını tamamladım ve bunun akademik anlamda ve iş hayatındaki pratik boyutunda bana katkısı inanılmaz derecede fazla. Eğitimine yeni başlayan veya hala devam eden öğrencilere vereceğim en önemli tavsiyelerden biri, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin sunduğu bu çift anadal ve yandal programlarından, ilgi alanlarına göre faydalanmaları olur zira ufkunuzu sandığınızdan çok daha fazla açıyor. Daha sonra lisansın son senesinde başvurduğum TÜBİTAK Yurt İçi Yüksek Lisans Burs Programından kabul alınca, bu bursun da yadsınamaz katkılarıyla Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Tezli Yüksek Lisans Programına başvurdum. ODTÜ'den de mezun olunca, akademik kariyer yapma yönündeki planlarımı biraz değiştirip, bir kamu kuruluşunda çalışmaya karar verdim ve bu kuruluşların sınavlarına hazırlanmaya zaman ayırdım. Öğrencilere vereceğim bir diğer tavsiye de bu olabilir: Öğrenciyken pek cazip gelmeyen kamu kariyerini değerlendirmeleri. Açtığı ilana başvurup mülakat aşamasını da geçerek Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İstanbul Şubesinde çalışmaya başladım. Kariyerimin geldiği noktadan ziyadesiyle memnunum ve en başa dönme şansım olsa, yine tereddütsüz İzmir Ekonomi Üniversitesi’ni seçerdim. Üniversite yıllarında yaşadıklarınız, tanıdığınız insanlar, gördüğünüz yerler öncesinden de, sonrasından da çok farklı oluyor; hele İzmir gibi bir şehirde ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde çok başka... O zaman bana bunları söylediklerinde pek anlam ifade etmiyordu fakat şimdi geç de olsa ne demek istediklerini anlıyorum. Dolayısıyla öğrenci arkadaşlara son, ve belki de en önemli tavsiyem bu yılların ve bu güzel üniversitenin kıymetini bilip, tadını çıkarmaları.

Pelin KÖKLÜ

2005 senesinde ilk tercihim olan Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümüne girdiğimde benim için yeni bir hayatın başlayacağının farkındaydım. Bir senelik yurtdışı eğitimimden sonra herşeyin çok farklı olacağını da düşünüyordum. Her şey istediğim gibi gerçekleşti. Bu bölümü seçmemde ki en büyük amacım ileride yurtdışında çalışmak istememdi. Ayrıca hangi sektörde çalışırsanız çalışın finansın çok büyük faydasını göreceğimi düşünmemdi. Kaliteli bir eğitmen kadrosuna sahip oluşu, eğitim dilinin İngilizce olması ve ikinci dil imkânının her bölümde sunulması beni hedeflerime daha da yaklaştıracaktı. Lise yıllarımdan beri yurtdışında master yapmak kafamdaydı ve Almanya‘da bu eğitimi almak istiyordum. Öncelikle üniversitemde yabancı dil olarak Almanca’yı seçtim. 2007 senesinin ilk döneminde Erasmus Staj Hareketliliği programına başvurdum. Böylece üç ay sürecek Almanya maceram başlamıştı. Almanya Nürnberg’de, Türkiye’de de ofisleri olan Rödl&Partner denetim firmasında stajıma başladım. Burada geçirmiş olduğum üç ay da üniversitede kazandığım teorik bilgileri pratikle birleştirmeye başlayınca benim için güzel bir kazanım oldu. Aynı zamanda Almanya’nın Bavyera Bölgesi‘nin eğitim konusundaki iddası yüksek lisansımı yaptığım üniversiteyi araştırmama vesile oldu. Geri döndüğümde orada okuyabilmek için gerekli çalışmaları yaptım. Muhasebe, pazarlama, hukuk ve Almanca gibi derslerime hocalarımın da yardımlarıyla daha çok önem verdim. Başta ailem olmak üzere üstümde emekleri büyük olan bütün hocalarıma ve özellikle sevgili hocalarım Prof. Dr. Serdar Özkan’a, Doç. Dr. Tarık Saygılı’ya, Yrd Doç. Dr. Alp Limoncuoğlu’na ve Nihat Derebaşoğlu’na da buradan bir kez daha teşekkür ederim. Üniversitemizin böyle değerleri ve olanakları ufkumuzu hep ileri de tutmamızı sağladı ve şimdilerde Almanya’nın en zor üniversitelerinden, Friedrich Alexander Universität – Uni Erlangen Mezunu ve Keynote SIGOS GmbH’da Junior Controller olarak çalışmaktayım. Üniversitemize başvuracak olan arkadaşlarıma en büyük tavsiyem ise kendilerine en uygun bölümü seçip, hayallerinden vazgeçmeden, karşılarına çıkan fırsatları da iyi değerlendirip yollarına devam etmeleridir.

Pelin KÖKLÜ

2006 yılında üniversite sınavında Türkiye derecesi elde ederek İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde İşletme bölümünde öğrenim görmeye başladım. 2011 yılında bölümümü birincilikle Lojistik Bölümünden çift anadal yaparak ve Tesco-İEÜ iş birliği çerçevesinde İşletme Perakende Yönetimi Opsiyon Programını tamamlayarak mezun oldum. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde öğrenim gördüğüm süreç içerisinde, Erasmus Staj ve Öğrenci Hareketliliği Programları dahilinde, Tesco Kipa tarafından verilen burs imkanları ile Portekiz’de öğrenim görme ve İspanya ve İngiltere staj yapma imkanları yakaladım. Mezuniyetimin ardından, Çin Halk Cumhuriyeti’nden aldığım 100% hibe ile Lojistik Yönetimi ve Mühendisliği üzerine yüksek lisansımı tamamladım. Şuan, dünyanın en büyük RORO filosuna sahip Wallenius Wilhelmsen Lojistik Şirketinin Şangay Ofisinde Tedarik Zinciri Yöneticisi olarak çalışıyorum. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden almış olduğum kaliteli lisans eğitiminin yanı sıra, üniversite de dil becerilerimi geliştirmek için birçok fırsat yakaladım; bu sayede Portekizce’den DIPLE (B2), İspanyolca DELE (B1) ve Almanca ZD (B1) diplomalarını başarı ile geçebildim. Çin’de kaldığım süre içerisinde de Çince’den HSK-4 (B2) diplomasını almaya hak kazandım. Kısacası, İzmir Ekonomi Üniversiteli iseniz, tek yapmanız gereken neye ulaşmak istediğinizi bilmek ve sadece gerekli departmanlara başvurmaktır. Sonrasında, arkanızda tüm İzmir Ekonomi Üniversitesi desteğini bulabilirsiniz.

Gizem KAMACI

Türkiye 783’üncüsü olarak, 2006 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya İletişim Bölümü’nü ilk tercihim olarak tam burslu kazandım. Etrafımda bunu duyan hemen hemen herkes neden İstanbul’da başka bir okul yazmıyorsun nasıl olsa ilk tercihini kazanacaksın dediler. Ben İzmir’den ayrılmak hiç istemiyordum ve bana göre en iyi eğitimi alabileceğim yer İzmir’de İzmir Ekonomi Üniversitesi’ydi. Daha önce lisede Almanca eğitimi aldığım için İngilizcemi bir yıl hazırlık okuyarak geliştirdim. Fakülte derslerim hem eğlenceli hem öğreticiydi; mesleki anlamda kariyerimi doğru yönetmemi sağlayan, öğrencileri olarak beni tanımaya çalışarak kişi bazlı yönlendirmeler yapan değerli hocalarımızı tanıma şansı yakaladım. Ekonomi, diksiyon, haber yazımı, editörlük, kamera önü-kamera arkası eğitimleri, ek yabancı dil dersleri ve sinema dersleri kendimi nerede görmek istediğimi her geçen gün daha iyi anlamamı sağladı. Kaliteli ve fark yaratan bakış açılarının üniversite hayatımı şekillendirmesi, kendimi hep özel hissettirdi. Burada birçok anı biriktirdim, hala görüştüğüm hayatımda iyi ki var dediğim kişileri bu sayede tanıdım. Bölüm ikincisi olarak mezun olduğum okulum biter bitmez Ege İhracatçı Birlikleri Kurumsal İletişim Şubesi’nde çalışmaya başladım ve halen kariyerimi burada sürdürüyorum. Üniversitemin bana kattıkları her an bana istediğim her şeyi başarabilme gücü ve gururu verdi. Özellikle Medya iletişim Bölümü’nün kapsamı gerçekten çok geniş, şu an kurumsal iletişimin yanı sıra, kamera önü derslerim sayesinde çalıştığım kurumda da sunuculuk görevlerini üstleniyorum. Ekonomili olmak demek; İzmirli olmanın vizyonuna sahip, fark yaratan, başarılı, gururlu, her zaman kendine güvenen ve kendini görmek istediği yere taşıyan, güçlü bir birey olmak demek bana göre. Ve İzmir Ekonomi Üniversitesi, İzmir’de hayallerinize bir adım daha yaklaşabileceğiniz, olmak istediğim yerdeyim diyebileceğiniz en seçkin üniversite diyebilirim.

Fulden KARAMEŞE

Kısa sürede özlediğim, tekrar tekrar geri dönmek istediğim bir yer oldu İzmir Ekonomi Üniversitesi. Alanında gerçekten iyi olan öğretim üyeleriyle büyüdüğüm üniversitemi şüphesiz ki çok özledim. Hiyerarşinin olmadığı bir yer düşünün, size her daim destek olmak isteyen öğretim üyelerini mi, konserine gittiğimiz İspanyolca hocasını mı yoksa kantin de karşılıklı çay içip sohbet edebildiğimiz bölüm başkanımızı mı anlatayım? Sınav zamanları “yeter artık bunaldım” dedirtmesine rağmen yine de her sabah uyanıp keyifle gittiğim üniversitemin şimdi daha iyi anlıyorum değerini... Hep dizilerde izlerdim çocukken, bahçede çimlere uzanan üniversite öğrencilerini, toplu aktiviteler yapan sosyal kulüpleri, size arkadaş gibi yaklaşan öğretim görevlilerini... İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden içeriye girdiğim an hayalle gerçeğin buluştuğu andı benim için. Çimlere de uzandık arkadaşlarımla, sosyal kulüplerle değişik aktivitelere de katıldık ve daha fazlası... İzmir Ekonomi Üniversitesi “hayatı” sığdırmıştı benim için bir üniversite ortamına. “Okuldan sosyal hayata vakit bulamıyorum” diyenlerden olmadım hiç. Çünkü gitmek istediğim dans kursuna da gidebildim, ritim kulübünde arkadaşlarımla eğlenceli vakitte geçirebildim, dersimi de çalışabildim. Hem de hepsini İzmir Ekonomi Üniversitesi sınırları içerisinde yapabildim. Grup projeleri yaparken kütüphanemizdeki çalışma odalarında projemiz üzerine çalışır, dersimiz bittiğinde de salsa kursuna gider dans edip kafamızı dağıtırdık. Dedim ya bir hayatı sığdırdı İzmir Ekonomi, üniversite ortamına... O zamanlar “Software Verification and Validation” dersi açılmıştı. Daha tam olarak Türkçe karşılığını bulamamıştım bu dersin :) O zaman içeriğini bilmeden aldığım dersin, şuan benim uzmanlaşacağım alan olacağını nereden bilebilirdim.  Şuan tam 3 yıldır Türkiye’nin en büyük elektronik fabrikalarından birinde; Vestel’de “Software Design Verification and Senior Test Engineer” sıfatıyla çalışıyorum.  Yazımda hiç iş arama sürecimden bahsedemedim. Çünkü zaten henüz mezun olmadan daha üniversitede okurken girdim işe. 4. Sınıfta haftanın 2 günü okula giderken 3 günü Vestel’e gidiyordum. Part time olarak çalışmaya başlamıştım. Mezun olduğumda da full time olarak devam ettim. Ders programımızı esnek bir şekilde kendi isteğimize göre hazırlayabiliyor olmanın avantajını gördüm. Son olarak, en başta kendimi, daha sonra da ilgi alanımı keşfetmem yolunda bana destek olan ve bana “İyi ki İzmir Ekonomiliyim” dedirten üniversiteme üzerimdeki emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum...

Fulden KARAMEŞE

2007 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne ilk adımımı attığımda “Ben burada ne yapıyorum?” olmuştu ilk cümlem. Bunun en önemli nedeni ise aynı yılda o zamanlar Vestel Manisaspor olarak bilinen şimdiki adı Manisaspor olan kulüpte profesyonel futbolcu olmamdı. Geçirdiğim bir sakatlık sonrası Ispartaspor’a gitmiş, geri döndüğümde ise tanık olduğum bazı olaylardan dolayı futboldan soğumuştum. Futbolu bıraktıktan sonra içimde hep bir pişmanlık vardı aslında. Çünkü artık bambaşka bir hayatım olacaktı. İşte yeni dünyamın en yenisiydi İzmir Ekonomi. Bu yeni dünyamı geçmişle ve tarihle iç içe yaşamam gerekiyordu. Bunun için de Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği bölümünü seçmiştim. Öyle ki futbol oynadığım sıralarda dahi sürekli tarih okur, özellikle ulusların kendi kimliklerini ve bu kimliklerin bulundukları coğrafyaya etkisini tarihsel boyutlarıyla merak ederdim. Örneğin, sürekli gazetelerde gördüğümüz Avrupa Birliği’nin kurulma süreci nasıl gerçekleşmişti, hangi sancılı dönemlerden geçilmişti, Avrupa Parlamentosu’nda alınan kararlar üye ülkeleri ya da müzakere sürecindeki bizim gibi ülkeleri nasıl etkilemekteydi her zaman merak eder, gerektiğinde kendi kendime araştırmalar yapardım. Ona keza Birleşmiş Milletler hep var mıydı? Nasıl bir araya gelinmişti? burada yapılan konuşmaların dünyaya olan etkileri nelerdi? gibi sorular hep ilgi alanımda olmuştur. Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği bölümüne başlayan her yeni öğrenci gibi benim de aklımda bu bölümden mezun olup, devletin çeşitli kademelerinde görev almak vardı. Fakat her insanda olduğu gibi benim de yıllar geçtikçe kariyer planlarımda değişiklikler meydana geldi. Futbolun izlerini yavaş yavaş silerken hayatımdan, yeni kariyerime odaklanabilme gücünü en çok İzmir Ekonomi’nin alanında uzman okutmanlarından, okutman olarak gördüğüm ama canım ciğerim olan hocalarımdan aldım. Bu bağlamda üçüncü ve dördüncü sınıftaki seçmeli derslerimi işletme, finans ve denetim sektörüne özgü seçmeli derslerden oluşturdum. Nitekim bu derslerin bilumum faydalarını çok geçmeden görmeye başladım. Geçmişten gelen tarih ve okuma merakım sayesinde bu derslerde öğrendiklerimi hızlı bir şekilde sınavlarda uygulayabildim. Her geçen gün bu alandaki bilgilerime yenilerini ekledim. Özellikle işletme ve denetim derslerinde denetim sektörünün dinamikliğini, yeni mezunlara verilen değeri ve bu sektördeki firmalara özgü “on the job training” dediğimiz hızlı öğrenme sürecini gördüğümde yeni kariyer planımı yapmak hiç de zor olmamıştı. Artık nerede olmak istediğimi biliyordum. Son senemde denetim sektörü sınavlarına hazırlanmaya başladım ve sınavlar ile mülakatlar derken, henüz mezun olmadan 2012 Nisan ayında “Denetim Sektörünün Big Four”ları arasında gösterilen Ernst and Young’a (EY) imza attım. Asistan olarak başladığım EY kariyerimde şuan Vergi Müdürü olarak görev yapmaktayım. Görevim gereği okurken hayal edemediğim birçok uluslararası firmada denetim yapıyor, CEO’ları ile birebir görüşme fırsatı buluyorum. Dünya’yı yöneten en büyük güç olarak gösterilen ekonomi sektörünün vazgeçilmez bir parçası olan verginin, devletlerin her zaman bir bütçe politikası olacağını düşündüğümde işimle ilgili iştahım daha çok kabarıyor. Özellikle son zamanlarda görüyoruz ki, çoğu vatandaşımızın aslında nevini bilmediği vergiler ve bu vergilerin işleyiş süreçleri ülkemiz gündeminden düşmemektedir. Bu sebeplerden dolayı EY Vergi Bölümünü seçtiğim için ne kadar doğru bir karar verdiğimi çok daha iyi anlıyorum. Ben hayatımı 2007 öncesi ve sonrası olarak ayırıyorum. Şuan ki hayatıma sahip olmamdaki en büyük neden olan okulum İzmir Ekonomi’ye ve tüm hocalarıma ne kadar teşekkür etsem azdır. Genç yaşımda çok zor yollardan geçerken hayata yeniden bağlanmamı sağlayan ve yeni hayallerimi gerçekleştirmem için bana köprü olan bu okulu asla unutmayacağım. Sizin de hayallerinize yardım eden bir “Ekonomi”niz olsun. Ama “İzmir” li olsun!

Anıl AKIL

2008 yılında başladığım Endüstri Sistemleri Mühendisliği bölümünden 2012 yılında mezun oldum. İzmir Ekonomi Üniversitesi sunduğu imkânları ile bir üniversite öğrencisinin kendisini farklı alanlarda geliştirebileceği ve iyi eğitim alabileceği bir üniversitedir. Dört yıl boyunca akademik ve sosyal olarak iyi bir üniversite hayatı geçirme imkânım oldu. Üniversitenin bana vermiş olduğu tüm imkânlardan elimden geldiğince faydalandım. 2011 yılında Erasmus Öğrenci Değişim Programı ile bir dönemimi Almanya ‘Baden Württemberg Corporate State Üniversitesi’nde geçirdim. Aldığım İngilizce ve ikinci yabancı dil eğitimi sayesinde yurtdışında geçirdiğim süre boyunca kendimi sosyal ve akademik açından daha rahat geliştirilebilme, farklı bir kültürde akademik eğitim alma, ve farklı kültürlerden insanlarla tanışma fırsatım oldu. Mezun olduktan sonra İsveç’te Husqvarna Group’ta Global Lojistik Koordinatörü olarak çalışmaya başladım. Bir yıl sonra İsveç`te Jönköping Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Üretim Sistemleri Yüksek Lisans Programına kabul edildim. Yurtdışı yüksek lisans başvuru ve kabul sürecinde, üniversitemizin Avrupa standartları ile uyumlu ders içerikleri ve İngilizce eğitimi sayesinde hiçbir sorun yaşamadan master programına kabul edildim. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde almış olduğum lisans eğitimin kalitesi gerek profesyonel iş hayatımda gerekse yüksek lisans yaptığım süre boyunca bana yardımcı oldu. Şu an İsveç’te Volvo Group Trucks Operations’da Proje Lideri ve Experis`te Danışman Mühendis olarak çalışmaktayım. Üniversite adayı arkadaşlarıma önerim, öncelikle kişisel hedeflerini belirlemeleri, mutlu olacaklari iş alanlarina yönelmeleri, başarıya ulaşmak için hiçbir zaman pes etmemeleri ve yeni şeyler öğrenmeye her zaman devam etmeleridir.

Begüm GENÇ

2004 yılında Öğrenci Seçme Sınavı'ndan yüksek bir puan aldım. Hangi üniversiteyi tercih etmemin daha iyi olacağı konusunda pek çok fikir aldım, araştırma yaptım. Başından beri isteğim akademik kariyer sahibi olmaktı. Bu kriterim dolayısıyla seçim döneminde insanlar hep puanımın yettiği en yüksek yere başvurmam gerektiğini söylediler. Bu yönlendirmenin yanlış olduğuna inanıyorum. Tercih yaparken bir üniversitenin sağladığı imkânların değerlendirilmesi önemlidir. Örnek vermek gerekirse, yüksek prestijli, kalabalık üniversitelerden birine girip hiçbir profesör tarafından tanınmadan, sorularınızı sorma imkânı veya cesareti bulamadan, özgüveniniz eksik bir şekilde mezun olmaktansa; profesörlerin sizi tanıdığı, istediğinizde ofislerine uğrayıp soru sorabildiğiniz, başarılı ve özgüveniniz daha yüksek bir şekilde mezun olmanın kariyerinizde çok ciddi farklar yarattığına inanıyorum. Lisans eğitimimi birincilik ile tamamladıktan sonra, yüksek lisansımı TÜBİTAK bursu alarak Bilkent Üniversitesi'nde tamamladım. Şu anda ise İrlanda’da Science Foundation of Ireland (SFI) bursu ile University College Cork'ta çok saygın bir profesörün danışmanlığında doktora yapıyorum. Bu süreçte farklı üniversitelerde derslere katılmış biri olarak, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin verdiği eğitimin kalitesinin küçümsenemeyeceğine şahit oldum. Verilen dersler hemen hemen her yerde aynı olduğu için, öğrencinin başarı seviyesini etkileyen kendi motivasyonu oluyor. Motivasyon ise üniversitenin sağladığı olanaklarla artıyor. İEÜ'de bölüm derslerinde öğrenci asistanlığı yapmak, bitirme projesi olarak araştırma yapıp makale yazmak, üniversiteyi temsilen ulusal programlama yarışmalarına katılmak, başka şehirlerdeki fuarlara katılmak ve üniversite içinde çalışmak gibi imkânlar elde ettim. Eğitim dilinin İngilizce olduğu göz önünde bulundurulunca, TOEFL sınavını geçmekte veya yurtdışına çıktığımda adaptasyonla ilgili bir sorun yaşamadım. İkinci yabancı dil eğitimi ise her ne kadar öğrencilik esnasında insana gereksizmiş gibi gelse de mezun olduktan sonra hem pek çok iş başvurusunda tercih sebebi olarak belirtildiğini, hem de sosyal ortamlarda veya yolculuklarda insana ne kadar avantaj sağladığını görünce önemini anladım. Bütün bunlara ek olarak, profesörlerimizden aldığım referans ve öneriler sayesinde şu an bol imkânları olan bir enstitüde çalışıyorum. Bu süreçte hiçbir şeye değişmeyeceğim, hala her gün konuştuğum çok değerli arkadaşlar edindim ve mezuniyetimden sonra gittiğim yerlerde birçok İEU mezunuyla karşılaştım. Tercih döneminizde diğer insanların sizin adınıza karar vermesine izin vermeden, kendiniz için en iyi olanı seçebilmeniz dileğiyle...

Eren KOÇAK

2012 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü mezunlarındanım. 2007 – 2012 arasında keyifli ve verimli bir İzmir Ekonomi Üniversitesi hayatı yaşadığımı düşünüyorum.  Üniversite hayatım sürecinden Arkas Holding, Ege Bölgesi Sanayi Odası, Trt ve Bodrum Sofa Bed Hotel gibi kurumlarda başarılı stajlar geçirdim. Staj yaptığım kurumlardan iş hayatıma pozitif anlamda değer katacak referans belgeleri aldım. Yine üniversite son sınıfta seçmiş olduğum opsiyon olan ‘’Bütünleşik Pazarlama İletişimi’’ kapsamında hocalarımızın desteği ile önemli projeler içerisinde yer aldım. Ben ve arkadaşlarım o dönemde İzmir için çok önemli olan EXPO 2020 için bir proje hazırlayıp İzmir Ticaret Odası yetkililerine sunum yapmıştık. Yine grup arkadaşlarımla birlikte hazırladığımız ‘’Madde Bağımlılığında Toplumsal Farkındalık Yaratma’’ projesi ile (IAA) Uluslararası Reklamcılar Derneği tarafından düzenlenen 15. Üniversitelerarası Reklam Yarışmasının katılımcısı olmuştuk. Mezuniyetim sonrasında 2013 yılında askerlik görevimi tamamladım. İlk iş deneyimime Bureauveritas firmasında Müşteri Temsilcisi olarak başladım. Bureauveritas Fransız kökenli 150 ülkede faaliyet gösteren ve 115 yıllık geçmişi ile dünyanın en büyük denetim, gözetim ve belgelendirme şirketlerinden biridir. Türkiyede yaklaşık 1000’in üzerinde müşterisi olan bu şirket perakende firmaları içerisinde Migros, Tansaş, Macrocenter, Carrefoursa’dan sonra Tesco Kipa ile bir iş anlaşmasına varmış ve İzmir’de Tesco Kipa’nın Genel Merkezinde müşterisi ile aynı ortamda çalışacak özellikle İletişim Fakültesi mezunu bir aday aramaktayken bu pozisyona kabul edilen kişi ben oldum. Bureauveritas bünyesinde müşteri ilişkileri kısmında çalışan en geç kişi ben olmuştum. Benim Tesco Kipa projesinde yapacağım işi diğer firmalar için yapan insanlar ortalama 5 – 15 yıl arası Bureauveritas firması bünyesinde tecrübeye sahipken ben 25 yaşında ilk iş deneyimimde bu görevin sahibi olmuştum. Bu pozisyona kabul edilmemdeki mülakat sürecinde okul döneminde sahip olduğum staj referanslarımın ve hocalarımızın desteği ile hazırlamış olduğumuz projelerin büyük etkisi olduğunu belirtmek istiyorum. İçerisinde olduğum pozisyon itibarı ile İstanbul merkez ofisimle sürekli koordinasyon halinde olarak Kipanın mağaza denetimleri, gıda / gıda dışı alanında yürütülen ürünlerin uygunluk kontrolleri,  firmanın öz marka ürünleri ile bennchmarklarının tüketiciler üzerinde yapılan pazar araştırmaları sonuçlarını takip ve koordine etmekteydim. 2015 Şubat ayında Bureauveritas ile Tesco Kipa arasındaki proje sona erince Tesco Kipa yetkililerinin önerisi ile bu operasyonun ihalesini kazanan Intertek firması ile anlaştım. Şu an aynı görevi Intertek için yürütmekteyim. Bureauveritas ve Intertek gibi firmalarda çalışıp aynı zamanda Tesco’nun genel merkezinde olmanın benim için büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. Çünkü kendimi 2 taraflı olarak geliştirme olanaklarına sahibim. Bir taraftan kendi şirketim içerisindeki işleyişi devam ettirirken bir taraftan da Kipa’nın Genel Merkezinde perakende dünyasında neler olup bittiğini öğreniyorum. Çok şanslıyım ki işimin müşteri kısmında yer alan Kipa Yetkililileri tarafından da bana karşı iş hayatı ile ilgili öğretici yaklaşımlar görüyorum. Bizleri bugünlere hazırlayan, gerek üniversite hayatımız sürecinde gerekse mezuniyet sonrasında her daim bizlere karşı yapıcı ve yönlendirici olan hocalarımıza teşekkür ediyorum.

Simin ERCAN

İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne ilk defa 2002 yılında adım attım. Beklenmeyen üzücü olaylar yüzünden 2004 yılında eğitimimi yarıda bıraktım. 2009 yılında ailemin ısrarıyla okuluma geri döndüm. Geçen süre zarfında evlendim ve anne oldum. Benim dışımda herkes mezun olabileceğime inanıyordu ama ben annelik ve öğrencilik arasında sıkışıp kaldım. Sonra gerçekten ne istediğime karar verdim. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin bir parçası olmaktan çok mutluydum. Bölümümü severek okuyordum ve bölümünde çok başarılı hocalardan ders almak bir ayrıcalıktı. Çocukluğumdan beri hep yurtdışı bağlantılı bir isle meşgul olmak istemiştim. Bu bağlamda İzmir Ekonomi Üniversitesi isteklerime cevap verebilecek tek yerdi. Gerek yabancı dil eğitimi, gerekse sağladığı staj imkânlarıyla hayal edemeyeceğim çalışma ortamlarına dâhil olma fırsatı bulup çok değerli insanlarla tanıştım. Üniversitenin sağladığı sertifika programları sayesinde iş görüşmelerinde gözle görülür şekilde diğer adayların önüne geçme fırsatı buldum. Aldığım eğitim sayesinde araştırmayı, olaylara farklı bir boyuttan bakmayı öğrendim. Yabancı dil eğitiminin de iş hayatımda bana hep artısı oldu. 2012 yılında şeref öğrencisi olarak bölümümü dokuzuncu olarak bitirdim. Üniversitem mezun olduktan sonra da iş hayatında bana destek olmaya devam edip iş arayışımda bana hissedilir şekilde yardım etti. Şuan Dokuz Eylül Üniversitesi Teknoloji ve Geliştirme Bölgesi’nde yer alan bir yazılım firmasında iki yılı aşkın süredir Finans ve İdari İşler Departmanında Yöneticilik yapıyorum. Kısa sürede iş yerinde Yöneticilik vasfıyla çalışmamda, aldığım eğitimin, hocalarımın ve üniversitemin büyük rolü var. Hayatta insanın başına ne geleceği hiçbir zaman belli olmuyor. Ben harika bir çocuğa sahip yalnız bir anneyim. Oğlum nedeniyle yapamam diyerek ailemin zoruyla başladığım okulum sayesinde şuan ayaklarımın üzerinde durup tek başıma oğluma bakmanın gurunu yaşıyorum. Bu noktaya gelmemde emeği geçen tüm hocalarıma çok teşekkür ederim. Üniversitemizde okumak isteyen aday arkadaşlara tek tavsiyem hayatta ne olmak istediklerine, ne beklediklerine karar vermeleri sadece. Çünkü onlar karar verdikten sonra zaten gerekli eğitimi, kursları, yönlendirmeleri, üniversitemiz bünyesinde hocalarımız sağlıyor.

Erdem KALAYCI

Bu meslek grubu başka hiçbir meslek grubuna benzemez. Bir kere gönül verdin mi, problem çözmenin tadına bir kere vardın mı hep daha fazlasını isteyebilirsin… Bunlar şimdiki düşüncelerim tabi ki… Çok klasik hikayedir, günlük hayatta bu mesleğin yapabildiği “bilgisayara format atılacak, yardım edebilir misin?” dir. Herşey bu şekilde başladı bende de… Üniversite öncesi tüm yaz tatillerimi kuzenlerimin bilgisayar dükkanında çalışarak geçirdim. Hedefim tekti; bilgisayarla ilgili bir bölüm olması! Üniversiteye hazırlanış sürecimde ne istediğim daha da net hale geldi; Yazılım Mühendisliği. O zamanlarda sadece birkaç üniversitede olan bölüm konusunda şu an diyorum ki iyi ki İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne gelmişim. Üniversite döneminde her şey 2. sınıftan itibaren hızlanıyor. Bölüm derslerini almaya başladığınızda mesleğe olan heyecanınız giderek artıyor ve kendiniz bir şeyler üretebilmeye başlıyorsunuz. İşte buna adapte olabilmek önemli, “Üniversite yılları bir daha geri gelmeyecek.” ile “Altyapım kuvvetli olmalı.” arasında kuracağınız denge sizi kesinlikle okul ve sonrasındaki hayatta başarıya götürecek anahtardır. Geçirdiğim 4 seneyi düşündüğümde yoğun ve dolu geçtiğini hatırlıyorum. Kendi kendime çoğu zaman sorduğum; piyasada - okul dışında proje yapmak da böyle mi, biz bunları nerede kullanacağız gibi soruların cevabını mezun olunca buldum. Derslerde gördüğümüz ne varsa bir bir karşıma çıkıyor, diğer mezunlarla karşılaştırınca okulumun ne kadar donanımlı mezunlar verdiğini farkediyorum. Mezun olduktan sonra profesyonel iş hayatım için attığım ilk adım, kendime engel olarak gördüğüm askerliği aradan çıkartmak oldu. Ardından SoftTech (Türkiye İş Bankası iştiraki Yazılım Şirketi)’te Mobil Uygulama Yazılım Uzmanı olarak göreve başladım. Bugünlerde 3. senemi deviriyorum. 3 senelik süreye 5-6 senelik tecrübeye eş olacak şekilde uygulama sığdırdım. Şimdi İş Bankası’nın uygulamalarını ben yapıyorum ve binlerce insan bunu kullanıyor. Her zaman hedefim Mobil Teknolojilerde uzman olmak ve ortaya çıkardığım şeylerin günlük hayatta insanlar elinde kullanılıyor olmasıydı. Okulumun İngilizce eğitimi standart haline getirmiş olması, 2. yabancı dil imkanı sunması sosyal ve iş hayatımda beni hep bir adım öne çıkaran noktalar oldu. Şimdi geldik gerçekten önemli kısma; nedir sizi başarıya götürecek adımlar? Bu meslek grubunda mutlaka çok disiplinli olmanız, asla çalışmaktan ve sabırdan vazgeçmemeniz gerekiyor. Gerektiğinde günlerce aynı proje ve bilgisayar başında kalmanız, sabahlamanız gerekebilir. Bunları yapamayacağınızı düşünüyorsanız meslekten uzak durmanız daha sağlıklı olacaktır. Çünkü maalesef kaliteli yazılım gücü için işini severek yapan arkadaşlarımıza ihtiyaç var. Her şeyin sonunda tüm sorunları çözdüğünüzde hissettiğiniz tatmin, rahatlama ve mutluluk duygusu gerçekten paha biçilemez ve bunu sadece yaşayan bilebilir. İş hayatında başarılı olmak için İzmir Ekonomi Üniversitesi gibi kaliteli vakıf üniversiteleri çok önemli fakat günün sonunda iş sizde bitiyor. Okul hayatında dersi derste dinlerseniz çok çalışmanıza gerek yok, fakat iş hayatında en zor günlerde bile yılmadan çalışmaya devam ederseniz çok iyi yerlere gelebilir, adınızı herkese duyurabilirsiniz. Sizi en mutlu edecek şeyi siz biliyorsunuz, harekete geçin, üşenmeyin, ertelemeyin, zorluklarla ve korkularınızla yüzleşin.

Pelin KÖKLÜ

2007 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi, Ekonomi Bölümü öğrencisi olarak üniversite hayatıma başladım. Aldığım dersler ve geçen zaman sonrasında mesleğimin karakterimle yeterince uyuşmadığını fark ettim. Ekonomi Bölümü’nde iddialı olmasam da başarılıydım ancak hayalimde daha farklı, daha aktif bir iş hayatı vardı. Üçüncü sınıfta Enerji Kaynakları Yönetimi Sertifika Programı' na başladım. Bu bölümde eğitim alırken hayat; “enerji” kelimesiyle eşleşiyordu, hayatı seviyordum ve bunu mesleğime taşımak istedim. Daha geniş, daha analitik düşünür oldum diyebilirim. "Enerji" varoluştan bu yana hayatta olan ancak değeri henüz anlaşılan bir olguydu. Bir düşünün, elektriksiz kalmaya bir saat bile tahammülümüz yok. Bunun sosyal, ekonomik ve jeopolitik yapısını öğreniyorsunuz. Gündelik hayatımdaki sohbetlerimde bile insanlara bir şeyler öğretebiliyorum, özgüvenim arttı. Hiç kimsenin bilmediği çok şey biliyorum ve bu kendimle gurur duymamı sağlıyor. Mezun olmadan önce iş teklifleri almaya başladım. Hiçbir yerde " Beni işe alır mısınız? " formu doldurmadım. Çalışacağım yeri ben tercih ettim. Etrafımdaki mezunlar iş bulamamaktan yakınırken, çoktan iş hayatı ve iş disiplinini öğrenmeye başlamıştım. Bir yıl doğal gaz boru hattı döşeyen bir şirkette çalıştım. Yavaş yavaş pişmeye başladım. Yeni mezunlara önerebileceğim şey "sabırlı ve kararlı" olmaları... Çok küçük işler yaparak başlayacaksınız. Fotokopi çekerken bile çok şey öğreneceksiniz. Çıkılacak çok basamak var. Sonrasında güneş enerjisinden faydalanıp, yüksek tüketime sahip binalara elektrik üretimi sağlayan projeleri hazırlayan bir şirketten transfer teklifi aldım. Koordinatörlük yapmaya başladığım sırada, Sürdürülebilir Enerji Yüksek lisansı eğitimim devam ediyordu, haziranda mezun olacağım. Bu yıl; Boğaziçi Üniversitesi Inovasyon ve Girişimcilik Programı'na kayıtlandım. En aktif çağlarımı olabilecek en yoğun ve en verimli haliyle değerlendirmek istiyorum. Hayalimde bir de blog sahibi olmak vardı ki, yeni adım attığım bu yolda oldukça motive edici bir şekilde ilerliyorum. " Bana sorarsanız hala yeterince tecrübem yok ancak öğrendiğim kadarıyla şunu söyleyebilirim. Hayat sevmediğiniz bir mesleği omuzlanmak için çok kısa. İyi tercihler yapın, zamanı iyi değerlendirin ve edinebildiğiniz kadar bilgi edinin. Hayatta keyifli mesai saatleri de var, işinizi severseniz.

Seray TOKER

2007 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Bölümü öğrencisi olarak başladığım üniversite hayatımda aldığım multidisipliner eğitim sayesinde ülkemizin ve dünyamızın geçirmekte olduğu değişimi analitik ve eleştirel bir gözle analiz edebilme becerileri kazandım. Gerek almış olduğum karşılaştırmalı siyaset, Avrupa Birliği, dış politika, uluslararası örgütler, politik ekonomi gibi temel dersler, gerekse üniversitemiz aracılığıyla katılım sağladığım Dış işleri Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı, Birleşmiş Milletler gibi başlıca ulusal ve uluslararası kurumlara ait seminerler sayesinde güçlü bir bilgi birikimi ve kariyer fırsatlarına eriştim. Üçüncü sınıfta başladığım “Enerji Yönetimi ve Politikaları Sertifika Programı” ise hayatımdaki dönüm noktası oldu. Başarı bursu ile tamamlamış olduğum bölümümden 2012 yılında Yüksek Şeref Mezunu olarak üçüncülük derecesi ile mezun oldum ve aynı yıl “Sürdürülebilir Enerji Yüksek Lisans Programına” başladım. Bu program sayesinde “Türkiye ve Avrupa Birliği’nin Enerji Alanındaki Karşılıklı Bağımlılık İlişkisi”, “Avrupa Birliği ve Rusya İlişkilerinin Enerji Açısından Karşılaştırmalı Analizi”, “Avrupa Birliğinde Zorunlu Unsur Doktrini ve Türkiye Enerji Piyasası” gibi alanlarda akademik araştırma becerilerimi geliştirdim. Yüksek lisans eğitimimle birlikte başlamış olduğum iş hayatıma, profesyonel anlamda 30 yılı aşan hukuki bir geçmişe sahip olan Döğerlioğlu Hukuk Bürosunda, “Enerji Regülasyon Uzmanı” olarak devam etmekteyim. Şu anda, başta enerji piyasası, özellikle yenilenebilir enerji yatırımları olmak üzere, yerli ve yabancı pek çok enerji projesine danışmanlık ve hukuki destek sağlamaktayım. Ayrıca, yenilenebilir enerji alanında ülkemizin önde gelen dernekleri ile birlikte yürüttüğümüz sektörel rapolar ve eğitimlerin yanı sıra, yine iklim, çevre ve enerji konularında ulusal ve uluslararası projelerde yer almaktayım.    Hayatımızın her alanının vazgeçilmez parçası olan “enerji” şu anda hedeflerimin odak noktasında bulunuyor. Mutlu ve Enerji dolu bir iş hayatına sahip olduğum için İEÜ’deki tüm hocalarıma özellikle Doç. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu ile Dr. Özlem Döğerlioğlu’na üzerimdeki emekleri için teşekkürlerimi sunuyorum…  

Yeliz CENGİZ

6 Şubat 1989 İzmir doğumluyum. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde okurken 2010 yılında Bostanlı’da kendi adımı taşıyan markamı kurdum. 2012 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra modaevimi Alsancak ‘a taşımaya karar verdim. Smyrna Fashion Week, Bazaar Day, Mood and Food olmak üzere dört ayrı defileye katıldım. 2015 yılında Dora Dergisi kapsamında ”Yılın En Genç Tasarımcısı” ödülünü aldım. Yaptığım tasarımları ‘Geçmişe Dokunmak’ olarak yorumluyorum. Antika dantelleri ve eskiye dair malzeme kullanımımla romantik ve feminen kareler yakaladığıma inanıyorum. Yaptığım her işte eskiyi modernize ediyorum. Ustalarımızı inceleyerek keyifle yolculuğuma devam ediyorum. Onların yaptıkları bana her seferinde yeni bir yol açıyor. Kullandığım tüm danteller, mendiller, yazma kenarları benim farkında olmadan ”Türk Motiflerinin Genç Yorumcusu” olarak anılmamı sağlıyor.
Lise yıllarında aldığım resim eğitimleri de koleksiyonlarıma farklı renkler katıyor. Yağlıboyaların, kumaş boyalarının tasarımlarımdaki rolleri büyüktür. Onları kimi zaman eski dantelleri canlandırmak için kimi zamanda onlara yeniden farklı yorumlar eklemek için tercih ediyorum. Yeliz Cengiz markası, detayların romantik ve naif dansıyla ortaya çıkıyor. Kişilere tasarladığım her tasarımın kendine has dokusu olmasına özen gösteriyorum. Her sezon eski motiflerimi kullanarak yeni doku arayışlarına çıkıyorum. Deri, dantel, kağıt gibi materyaller geçmişle yoğrulduğunda farklı hikayeler oluşturuyorlar. Bense çıktığım her yolda yeni hikâyeler yazmaya devam ediyorum…

Baran ÖLEKLİ

2007 yılında giriş yaptığım ve eğitim dili İngilizce olan İzmir Ekonomi Üniversitesi' ne başladığımda İngilizce seviyem başlangıç seviyesinde bile değildi ama İzmir Ekonomi Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu İngilizce Hazırlık Programı Eğitimi sayesinde İngilizce hazırlık sınıfını başarıyla bir senede tamamladım. Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünde 2011 yılında 3. Sınıfta reklam sektörü gezisi kapsamında iletişim ve medya sektörünün kalbi olan İstanbul'da, önde gelen reklam ajanslarına ve şirketlerin kurumsal iletişim departmanlarına ziyaretlerde bulunduk. Her gittiğimiz yerde sektörden profesyonellerle tanışma fırsatı yakaladım ve kartvizitlerini istedim, staj başvurusu için özgeçmişimi yolladım. Böylelikle İstanbul'a ilk adımımı atmayı başardım o dönemki ismi Starcom Mediavest Group Turkey olan Connected Vivaki Medya Planlama ve Satın Alma Ajansı' nda 2 ay zorunlu yaz stajımı tamamladım. Starcom Mediavest Group müşteriler için geleneksel mecralardan satın alma ve medya planı deneyimlerinde bulundum. Hangi offline mecranın kullanılacağı saptamak, zamanlamak, ne kadar süre ile ve ne kadar maliyetle kullanılacağını belirlemek, müşteri tarafından onaylanan plana uygun olarak Medya’yı efektif  kullanma deneyimleri kazandım. Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünde eğitimimi tamamladım, 2012 yılında başarıyla mezun oldum. Kıbrıs'ta askerlik görevimi tamamladıktan sonra, 2013 yılında İstanbul'da Buzz Interaction reklam ajansında bir yıl boyunca İnternet & Sosyal Medya'da  Marka Takip & Analiz ve Raporlama Uzmanı pozisyonunda çalıştım. İnternet ve Sosyal Medya'da markalarımızın takibi, analizi ve raporlaması, markalar hakkında dijital mecralarda konuşulanları takip ederek, elde ettiğimiz verileri raporlayıp, markamıza sunuyorduk. Aynı zamanda dijital dünyanın davranış biçimleri ve tüketim alışkanlıkları göz önünde bulundurularak markalar adına hassas konuları belirleyip, kriz stratejilerini oluşturuyorduk. İzmir Ekonomi Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü mezunu olarak eğitim yıllarımda edinmiş olduğum mesleki altyapı ve donanım ve sahip olduğumuz İngilizce ile bütünleşince, iş dünyasını uluslararası perspektif bakabiliyorum. İzmir Ekonomi Üniversitesi mezunu olmanın yani Ege bölgesinin en iyi üniversitesinin ayrıcalığını iş dünyasında sadece İzmir ve bölgesinde değil, İstanbul'daki  kurumsal şirketlerde ve uluslararası şirketlerde kapıların her zaman açık olduğunu gördüm. 2014 yılında başladığım Aydem/Gediz Elektrik Kurumsal iletişim Uzman Yardımcılığı görevime ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Sürdürülebilir Enerji Yüksek lisans programında eğitimime devam etmekteyim.

Cahit CANBAZ

1976 Eskişehir doğumluyum.18 yaşındayken üniversite olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Elektrik Elektronik Bölümünü kazandığım için İzmir’e gelip mezuniyet sonrasında da hayatıma İzmir’de devam etmeye karar verdim. İzmir insanı ve doğasıyla benim kendimi bulduğum ailemle birlikte huzur içerisinde yaşadığımız bir şehir ve umarım hep böyle kalır. Askerlik görevimi tamamladıktan sonra sırasıyla Vestel Elektronik (TV), Indesit Company (Buzdolabı),Italyan Terim Company(Fırın ve ocak) ve son olarak şu an da çalışmakta olduğum Teka Ankastre Mutfak Grubunun en önemli fabrikalarından birisi olan Ege Serbest Bölgesinde faaliyetlerini sürdüren Sİ.ME.CO (Fırın, ocak ve davlumbaz) firmasında çalışmaktayım. Görev alanım hep dayanıklı tüketim ürünlerinin üretiminde kalite kontrol ve kalite güvence alanında olduğu için iş hayatını finansal olarak değerlendirmekte eksiklerim olduğunu gördüm ve detaylı bir araştırma yaparak İzmir Ekonomi Üniversitesinin yöneticiler için işletme yüksek lisans bölümüne kayıt olup başarılı bir şekilde 2013 yılında mezun oldum. Şirketimizde Kalite Müdürü olarak görev aldığımdan dolayı aldığımız her kararın yaptığımız her faaliyetin şirkete, tedarikçilerimize veya müşterilere mali bir etkisi olduğu gerçeği benim yönetsel anlamda eksiklerimi hızlı bir şekilde kapatmam gerekliliğini doğurmuştu ve genel müdürümüz Osman Bey’in onayı ve manevi desteğiyle bu programa katılarak kendimi oldukça geliştirdiğimi düşünüyorum. Üniversitenin öğretim kadrosu oldukça bilgili, deneyimli ve sizi her derste kendilerine bağlayarak konuları aktarıyorlar. Zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyorsunuz ve bir sonraki dersi iple çekiyorsunuz. Burada verilen bilgileri değerlendirmek sınıf arkadaşlarınızla konuları tartışmak yorumlar yapmak ve derse odaklanıp verilenleri en iyi şekilde özümsemeye çalışmak inanın iş hayatınızda faydalı olacak bazı taktikleri belirlemenize yardımcı olacaktır. Yani kısaca ne istediğinizi biliyorsanız ilgi alanınızda olan bir bölüme kayıt olup kendinizi geliştirmelisiniz. İş hayatı ülkemiz için çok basit ve kolay değil, ülke olarak kendimizi ispat edip diğer tüm ülkelerdeki grup içi ve grup dışı firmalara karşı kendimizi öne çıkaracak şekilde katma değer yaratarak çalışmak zorundayız, bu başarı ancak çalışanlarının tümünün katılımı, bağlılığı ve güçlü yetkinlikleriyle gerçekleşebiliyor. Bence başarının ilk adımı güçlü bir karakter, ikinci adımı iyi bir eğitim öğretim ve üçüncü adımı da sevdiğiniz kendinize uygun bir görevde takım ruhu ve fark yaratarak çalışmak. Şu an ihtiyacınız iyi bir eğitim almaksa İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde bunu bulabileceğinize inanıyorum. Hepinize sağlıklı başarılı mutlu bir ömür dilerim, kendinizi çok iyi analiz edip kendinize, kişiliğinize, gelecek beklentilerinize en uygun bölümleri seçmeniz dileğiyle şimdilik hoş çakalın.

Gonca BAĞLAR

Ortaokuldan beri okumayı çok istediğim psikoloji bölümüne ilk adımımı, 2008 yılında üçüncü tercihim olan İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde attım. Beş yıllık başarılı bir eğitim hayatından sonra tam burslu olarak girdiğim İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden 2013 yılında Şeref Öğrencisi olarak mezun oldum. Okulun kapısından ilk girdiğim gün “Benim burada ne işim var?” diye düşünmüştüm. Çünkü özel okula hep farklı bir gözle bakmıştım ve son tercih gününe kadar özel bir okulda okumayı aklımdan bile geçirmemiştim. Bana İzmir Ekonomi Üniversitesi’ni tanıtan rehber öğretmenimdi. O kapıdan girerken hayatımın, bakış açımın, ufkumun bu denli değişeceğini ve gelişeceğini tahmin edemezdim. İzmir Ekonomi Üniversitesi bana hayal ettiğimden hem çok farklı hem de daha fazla bir üniversite hayatı sundu. İngilizce eğitim dili, psikoloji alanındaki araştırmaları düşününce adeta bana lütfedilmiş bir hediye gibiydi. Çünkü yapılan çoğu çalışmanın dili İngilizceydi ve ben Türkçe eğitim diline sahip diğer üniversitelerden birinde okusaydım kariyerimle ilgili geldiğim noktada çok zaman kaybedebilirdim. Psikoloji Bölümü ile ilgili bilgilerimin çok kısıtlı olduğunu daha ilk psikolojiye giriş dersinde fark ettim. Okul bana gerek hocalarıyla, gerek psikoloji laboratuvarıyla, gerek yapmamıza olanak sağladığı psikoloji deneyleri ve uygulamaları ile bilgilerimi geliştirme yani bana “İyi Bir Psikolog” olma fırsatı sundu. Üniversitede öğrendiğim bilgileri uygulama fırsatını mezun olduktan hemen sonra elde edebildim. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde öğrendiğim bilgilerin, uygulamaların hepsi bana normal geliyordu. Fakat hepsinin birer ayrıcalık olduğunu edindiğim bilgi ve tecrübeleri duyan kişilerin tepkilerini görünce fark ettim. Şu anda çalıştığım yer okurken beş veya altı sene içinde böyle bir yerde çalışabilirim dediğim bir yer ve ben buraya İzmir Ekonomi Üniversitesi eğitimi sayesinde iki yıl içinde ulaştım. Bu noktaya gelmemi sağlayan İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne ve hocalarıma çok teşekkür ederim. Güzel ve doğru bir tercih yaptığımı şimdi daha iyi anlıyorum. Hayallerinizi gerçekleştirmek, diğerlerinden farklı olmak ve en önemlisi kendinizi keşfetmek için tek yapmanız gereken tercihinizin İzmir Ekonomi Üniversitesi olması!

Hazar ZORLUER

Girişimci bir gencin, 23 yaşında nasıl, milyon dolarları yönettiğini öğrenmek ister misiniz? Ben “Türk, övün, çalış, güven” diyen Atatürk’ün sözlerini takip ettim. Hedefimi biliyordum, tıpkı babam gibi girişimci olacaktım. Bu unvanı almak için eğitime ihtiyacım vardı. Öncelikle beni girişimcilik hedefime ulaştıracak yükseköğretim kurumunu seçtim. Ekonomi Üniversitesi İşletme Bölümü’ndeydim. Sonunda 2 bin 105 kilometrelik İzmir ile Azerbaycan’ın Gence kenti arasında güçlü bir ticaret köprüsü kurdum. İlk hedefim okulumu bitirmek oldu. Üniversitemin prestiji, mezunlarının başarısı, beni etkiliyordu. Öte yandan girişimci olmak istiyordum. Üniversitem, girişimciliğimde beni yönlendirebilecek, akademisyenlerden birebir danışmanlık alabileceğim ortamı, vizyonu sağlıyordu. Daha ilk yılda aldığım eğitim, beni ilk şirketimi kurmaya yönlendirdi. Hazar Zorluer Tavuk Yetiştiriciliği adlı şahıs firmasını kurdum. İki yıl büyük firmalara etlik tavuk yetiştiriciliği yapıp, sattım. Üçüncü sınıftan itibaren her dönem şeref öğrencisi oldum. Muhasebe ve Denetim Opsiyon Programı dikkatimi çekti. İş hayatında mutfağın muhasebe ve denetlemek olduğunu düşünerek, bu programa karar verdim. İzmir Ekonomi Üniversitesi, kendi sınırlarını aşmak isteyenlere, çok cazip olanaklar sunabilen bir yükseköğretim kurumu ve benim yüksek beklentilerimi karşıladı. Bugün baktığımda, ne kadar doğru karar verdiğimi çok iyi görüyorum.  Hedefim, hayallerim vardı ve beni o noktaya götürecek, girişimci ruhumu besleyecek güçlü eğitimi alacağım yeri biliyordum. Üniversitem yenilikçi ve girişimci yüzüyle beni güçlendirdi, gerekli tüm donanımımı sağladı. Bir işadamı olarak hedeflerim, genç olarak heveslerim, masum bir çocuk gibi de hayallerimle yoluma devam ediyorum. Genç, üniversite adaylarına kıssadan hisse, küçük bir önerim olacak. Önce yönünüzü belirleyin ve bu ruha uygun bir üniversiteyi tercih edin, hedeflerinizin peşinden koşun!

Ozan KOCA

Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Bölümün’den ve Enerji Politikalari ve Yönetimi Sertifika Programın’dan 2013 yılında mezun oldum. İEÜ Siyaset Platformu Kulübü başkanlığı yaptım. Mezuniyetimin hemen ardından Polonya Varsova Üniversitesi, Uluslararası İşletme Bölümüne başladım. Tezimi Örgütsel Kültür (Organisational Culture) üzerine yaptım ve 2015 yılında mezun oldum. Daha sonra Amerika ve Fransa merkezli seyahat yönetimi sirketi olan Carlson Wagonlit sirketinde Junior Is Analysti (Junior Business Analyst) olarak basladım. Kısa bir süre sonra İs Analistliğine (Business Analyst) terfi ettim. Ardından 2018 yılının başında MoneyGram şirketine geçtim. Şu anda MoneyGram şirketinde İş Analisti ve Salesforce Koordinatörü olarak calışmaktayım.

Sena TOKGÖZ

Üniversite hayatı ne lise, ne de daha önceki hayata benziyor. 2009 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi tercihimi yaptığım gün kendime şu soruyu sordum: “Acaba doğru tercih mi yaptım?” Önümde bunun cevabını almaya gerçekten hevesli olduğum koskoca beş yıl vardı. İzmir Ekonomi Üniversitesi’ndeki öğrenim hayatımda her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım ve başarılı bir öğrenci oldum. Okula kayıt yaptırırken öğrenim bursu alamamış olmama rağmen emeklerim her yıl karşılığını verdi. %50 başarı bursu alarak eğitimimi sürdürdüm. Kendi alanım Halkla İlişkiler ve Reklamcılık olmasına rağmen okulumuzdaki eğitim olanaklarından zengin seçmeli ders yelpazesi sayesinde İşletme ve hatta Yazılım Mühendisliği gibi diğer alanlardan da çok farklı, başlarda hiç aklıma gelmeyen ama tamamladığım zaman pişman olmadığım ve kendimi geliştirip farklı bakış açısı kazandırma şansını bulduğum dersleri aldım. Okulumuzun bize kattığı en büyük şeylerden biri de ikinci yabancı dilin zorunlu tutulmasıydı. Almış olduğum İspanyolca eğitimi sayesinde okurken bile farklı iş olanaklarına başvurma şansım oldu. Okul bittiği zaman B1 seviyesinde İspanyolca konuşup, yazabilmeye başladım. Erasmus imkânları sağlayan bir üniversitede okurken bunu değerlendirmemek olmaz dedim. Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de bulunan Budapest Communication and Business School’da burslu Erasmus öğrencisi olarak okudum. Farklı kültürlerle iç içe yaşayarak kendi alanımda yapılan çalışmaları bambaşka bir ülkede inceleme ve öğrenme fırsatına sahip oldum. Burada özellikle Uluslararası Pazarlama ve Uluslararası Reklamcılık dallarında kendimi çok geliştirdim. Hemen ardından yabancı dillerim ve donanımlı eğitim tecrübem sayesinde burslu olarak Portekiz’de Avrupa’nın en büyük üniversitesi Universidade de Lisboa ISEG’de staj yapma fırsatını yakaladım. Burada da Uluslararası İlişkiler ve Uluslararası Pazarlama alanlarında kendimi geliştirdim. İspanyolcam da iyi olduğu için Portekizce ’ye kolaylıkla hâkim oldum. Üniversitedeki son yılımda Macaristan hükümetinin açtığı bursluluk sınavlarına girdim. Önce Türkiye, ardından da Budapeşte’deki eleme ve mülakatları geçtikten sonra Budapest Business School’da %100 hükümet bursu ile International Relations and Management Bölümü’nde yüksek lisans eğitimi almaya hak kazandım. Mezun olduktan sonra TED İzmir Koleji’nde Kurumsal İletişim Sorumlusu olarak işe başladım. Akabinde Satınalma ve İdari İşler Yönetimi yaptım. Şuanda da Özel Çankaya Tıp Merkezi’nin Kurumsal İletişim ve Pazarlama Direktörü olarak görev yapmaktayım. Farklı bir alan olsa da kendime ait bir web sitemde var. www.modalast.com . Sağlık ve eğitim sektörü üzerine özel çalışmalar yapıyorum. Farklı alanlarda kendimi geliştirmemi sağlayan en önemli etkenlerden bir tanesi öncelikle eğitimim ve de Yurtdışı tecrübelerim. Sanırım okulun ilk günü kendime sorduğum sorunun cevabını mezuniyet günü kepi havaya attığım anda aldım. 2014 Mezunu olarak şunu samimiyetle söyleyebilirim ki hayatımı yönlendirip geliştirmemde İzmir Ekonomi Üniversitesinin çok büyük bir rolü vardı.

Barlas Sedat RONAY

İlk ve ortaokul eğitimimi İsviçre'de tamamladıktan sonra lise ve üniversite eğitimime İzmir'de devam ettim. Akademik eğitimin yanı sıra Turizm ve Dış Ticaret Sektörlerinde de staj yaptım. 2010 yılında Ege Üniversitesi İngilizce İktisat bölümünden mezun olduktan sonra bir yıl Almanya Nürnberg Üniversitesi’nde akademik bir yıl yaptım. Mezuniyet sonrası biran önce iş deneyimi kazanmak istiyor, bir yandan da kariyerime fayda sağlayacak yüksek lisans eğitimi almayı arzuluyordum. İsviçre’de doğup büyüdüğüm ve iki kültürlü yetiştiğim için dünya görüşüme uygun ve kariyer planlarıma katkı sağlayabilecek ve sadece Türkiye’de değil, aynı zamanda uluslararası alanda da bana yarar sağlayacağını düşündüğüm İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne 2012 yılında girdim. Daha ilk derste doğru bir karar aldığımı anlamıştım. Yüksek Lisans programında gerek akademik kariyer gerekse farklı sektörlerden iş dünyası tecrübeleriyle çok değerli hocalarımızdan ders alma şansımızın olmasının, iş dünyası hakkındaki düşüncelerimizi ve en önemlisi olaylara bakış açımızı olumlu etkilediğini düşünüyorum. Yüksek Lisans dersleri devam ederken Türkiye’nin önde gelen Holdinglerinden birinin Kimya Sektöründe faaliyet gösteren firmasında Finans alanında deneyim kazanmaya başlamıştım. Teorik bilgilerin artık pratiğe dönüşmeye başlaması kariyerimin dönüm noktalarından biriydi. 2014’te Yüksek Lisans Programları Birincisi olarak mezun olduktan sonra Otomotiv Sektörünün büyük markalarına alüminyum jant üreten ve pazarlayan şirkete geçtim. Burada Grup Satış Uzmanı olarak kariyerime devam ettim. Önümüzdeki süreçte hem Türkiye’de hem uluslararası alanda fırsatları değerlendirip kariyer yolumu takip edeceğim. İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne başvuracak olan arkadaşlarıma tavsiyem; seçecekleri alan hakkında önceden bilgi toplamaları ve bilinçli olarak kariyer planlarını organize etmeleridir. Zamanlarını etkin kullanıp fırsatları iyi değerlendirirlerse ve kendilerini üniversite haricinde yetiştirirlerse ilerde faydasını mutlaka göreceklerdir. Tüm öğrenci arkadaşlarıma gelecekteki yaşamlarında başarılar dilerim.

METİN OLATAŞ

2011’de Psikoloji Bölümüne tam burslu olarak yerleştim. 2013’te Psikoloji Lisans 2. sınıfa başlarken aynı zamanda Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği bölümünde çift anadal yapmaya başladım. Lisans 2. sınıfın yaz tatili döneminde (2013 Yaz Dönemi) ERASMUS Staj hareketliliği ile Viyana’da JUVIVO9 isimli gençlik merkezinde 3 ay boyunca yurtdışı stajı yaptım. Üniversitedeki 4 yıllık öğrencilik hayatımda tiyatro kulübü ve psikoloji kulübünde üye olarak yer aldım. Ayrıca arkadaşlarımla beraber okulumuzun havacılık kulübü olan EKOHAVK’ı kurduk. 2015 Haziran’da her iki bölümden de mezun olup 2015 Ağustos’ta İstanbul Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nde psikolog olarak çalışmaya başladıktan sonra 2015 Aralık’tan 2018 Ocak’a kadar İstanbul Valiliği İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğünde ulusal ve uluslararası projelerde koordinatörlük yaptım. İstanbul’da çalıştığım dönemde 2017’de Klinik Psikoloji Yüksek Lisansımı tamamladım ve 2016’da başladığım İstanbul Üniversitesi Avrupa Birliği Yüksek Lisans programında tez aşamasındayım. Ocak 2018’den beri İzmir Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nde çalışmaktayım. Şu anda İzmir Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Çocuk Hakları İl Temsilcisi olarak görev almaktayım.

Ozan ŞENYAYLA

Liseye başladığım hafta duyuru panosunda ilk kez adını duyduğum ve gelecekte yapmak istediğim meslek olarak seçtiğim Yazılım Mühendisliği, o dönemde çok az olan seçenekler içerisinde İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde vardı. Yazılım Mühendisliği lise hayatım boyunca hiç şaşmayan hedefim oldu. İzmir Ekonomi Üniversitesi’ni kazandıktan sonra ise kendime koyduğum hedefim, verilen eğitimden fazlasını alarak, okula adımımı attığım her günün hakkını vermekti. Lisans eğitimim boyunca çok değerli, öğrenciye saygılı, özverili, bilgi ve tecrübelerini bizlere aktaran hocalarım oldu. Bu sayede mesleğimle ilgili teorik bilgileri yeterince edindim. Bir yazılım mühendisi olarak çalışmak istediğim, keyif alacağım sektörün Savunma Sanayii olduğunu fark ettim. Başvurularımı da buna yönelik yaptım ve Roketsan firmasında Gömülü Yazılım Mühendisi olarak çalışmaktayım. Çok uzun bir hikayem olacak kadar henüz yaşamadım. Sadece her zaman bir hedef belirleyip, bu hedefleri gerçekleştirmek için gerekli tüm emeği vererek tüm hayallerin ve hedeflerin gerçekleştirilebileceğine inandım, inanıyorum.

Belgin SARIGÜL

2011 yılında tek tercihim olan İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin Ekonomi bölümüne %50 burslu olarak başladım. Lisans eğitimimin ikinci senesinde, üniversitemizin sunmuş olduğu programlardan biri olan Çift Anadal Programı ile Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği departmanından da çift anadal yaparak, 2016 yılında her iki bölümden de mezun oldum. Lisans eğitimim sırasında okulumuzun sağladığı zorunlu staj programları ile MSC, İzmir Ticaret Odası ve JTI gibi şirketlerde staj yapma fırsatım oldu. Üniversite sıralarındaki en yakın arkadaşım Selin Özdemir ile en büyük hayalimiz ve hedefimiz denetim sektöründe Big 4 olarak bilinen firmalardan biri olan EY’ın vergi departmanında çalışmaktı. Üniversite eğitimimizin son yılında, henüz mezun olmadan EY’da çalışmak için sözleşmelerimizi Selin ile birlikte imzaladık. Üniversite arkadaşım ve artık iş arkadaşım da olan Selin ile EY’da vergi denetçisi olarak ikinci senemizi doldurmaktayken, çok istediğimiz birlikte çalışma hayalimizin gerçekleşmesinin gerek okulumuzun bize bir vizyon olarak yüklediği sorumluluk ve çalışkanlık bilinci, gerek almış olduğumuz dersler ve bu derslerin bize kattıkları, gerek üniversitemizin kariyer günleri, gerekse bizlere en büyük desteği sağlayan hocalarımızın yönlendirmesi sayesinde olduğunu belirtmek isterim. Üniversitedeyken iş hayatındakilerin üniversite özlemi bana hep şımarıklık ve abartı olarak gelse de, galiba ben de üniversite özlemi çekenlerden oldum. Çünkü İzmir Ekonomi Üniversitesi orada okuduğum süre boyunca benim için birçok güzel anı biriktirdiğim, birçok güzel dost, birçok değerli hoca (hatta bazen de hem hoca hem de arkadaş) tanıdığım, donanımlarımı ve vizyonumu artırdığım, mental olgunluk kazandığım ve “iyi ki” dediğim, her ziyaretimde özlemden gözlerimi dolduran bir yer hatta bir yuva oldu benim için.

Özgün İnceoğlu

Moda benim için her zaman bir tutkuydu. Her an hayatımın içinde olan bu tutkuyu, profesyonel olarak yaşamak ve yaşatmak istediğim için İzmir Ekonomi Üniversitesi Moda Tasarım bölümünü tercih ettim. 2011 yılında başarı bursu ile kazandığım İzmir Ekonomi Üniversitesi hayatıma yön veren en önemli etkenlerden birisi olmuştur. 4 yıl boyunca ‘Yüksek Şeref Öğrencisi’ olarak sürdürdüğüm öğrenim hayatımdan bölüm ikincisi olarak mezun oldum. Eğer moda alanında Türkiye’de eğitim almak istiyorsanız, gelmeniz gereken en doğru adrestir; İzmir Ekonomi Üniversitesi. Hazırladığınız koleksiyonları sunmanız için size birçok farklı platform sağlar. Kişisel olarak hazırladığım 2 pret-a-porter, 2 haute couture kapsül koleksiyonu; İzmir Ekonomi Üniversitesi tarafından düzenlenen karma defilelerde, ve İzmir Ticaret Odası’nda 2 farklı sergide yer aldı. Mezuniyet koleksiyonum, 2016 yılında İyi Tasarım/Good Design İzmir etkinliğinde düzenlenen sergide ve sponsorluk desteğiyle Alsancak Moda Günleri kapsamında adıma ayrılan stantlarda sergilendi. Yalnızca kendi içinde sağladığı akademik eğitim ve imkanlarla kalmayıp, uluslararası platformlarda bulunmanızı da sağlar Ekonomi. British Council tarafından desteklenen bir proje kapsamında finalist olarak seçilerek, okulumun desteğiyle İngiltere’nin Leicester kentinde bulunan De Montfort Üniversitesi’nde kısa dönem eğitim ve seminerlere katıldım. Bunun yanı sıra, moda endüstrisindeki gelişmeleri takip etmek ve yenilikleri öğrenmek açısından önem arzeden, uluslararası alanda düzenlenen Premiere Vision Paris gibi fuarlara katılma imkanına sahip oldum. Sağladığı imkanlar ve eğitim kalitesiyle her zaman ayrıcalığını hissedeceğiniz, okurken sizin sınırlarınızı zorlayan, ancak gerekli çabayı gösterirseniz meyvelerini mezun olduktan sonra fazlasıyla toplayacağınız yerdir İzmir Ekonomi. Bulunduğunuz her platformda ‘İzmir Ekonomili’ olmanın ayrıcalığını yaşarsınız. Mezun olduktan sonra tasarım yarışmalarına katıldım, yarışmadan kazandığım ikincilik derecesiyle, Ekonomi Bakanlığı destekli yurtdışı master eğitimi bursu kazandım. Beni bu basamaklara çıkartan İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde aldığım kapsamlı moda eğitimi oldu. Aldığım eğitim sayesinde, trend takibi, trendlere uygun tema belirleme, koleksiyon oluşturma mantığı ve üretim sürecine aşina olduğum için diğer yarışmacılardan hep bir adım öndeydim. Şu anda İtalya’nın Floransa kentinde bulunan Polimoda okulunda tasarım alanında master eğitimi almaya hazırlanıyorum. Benimde ideali olan her tasarımcı gibi, kendime çizdiğim bir yol ve bu yolun sonunda varmak istediğim bir nokta var. Kendimi moda dünyasında özgürce ifade etmek istediğim için; yetenek ve yaratıcılığımı tasarımlarıma yansıtarak, öğrenim hayatımda edindiğim bilgi ve birikimler ile kendi markamı kurmayı ve bu markayı uluslararası alanda tanıtmayı hedefliyorum. Bu yolda doğru adımlarla ve kendimden emin bir şekilde yürümemi sağlayan, bana güzel arkadaşlıklar katan, akademik kadrodan çok bir aile olan, kısacası hayatı öğreten İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne çok teşekkür ederim…

Ekrem SÖZDİNLER

2012 yılında ilk tercihim olan İzmir Ekonomi Üniversitesi- Uluslararası İlişkiler ve AB Bölümü’ne %100 burslu olarak başlamak aldığım en doğru kararlardan biriydi. Okuduğum bölüm bana uluslararası bir bakış ve geniş bir kültür yelpazesi kazandırıyordu. Üniversite hayatım boyunca olabildiğince aktif olmaya çalışıyordum. Lisans eğitimim boyunca çeşitli staj deneyimleri elde ettim. İlk zorunlu stajımı TBMM- Dış İlişkiler ve Protokol Başkanlığında yaptım. Bu stajdan önce Dışişleri Bakanlığının yürüttüğü Genç Diplomatlar Akademisine katılmaya hak kazanmıştım. Burada almış oluğum diplomatlık eğitimleri sayesinde staj dönemimde herhangi bir zorluk ile karşılaşmadım. Üniversitemizin eğitim dilinin İngilizce olması en büyük şanslarımdan birisiydi ve bunu daha da avantaja çevirebilmek için Lisans dönemimin 3. Yılında Erasmus + programı ile Bratislava’da 6 ay boyunca öğrenci değişim programına katıldım. Bu dönem İngilizcemi geliştirmeme daha da yardımcı oldu. Aynı zamanda aldığım finans ve ekonomi dersleri uluslararası ilişkilerin yanında daha geniş bir yelpazeye dokunmama olanak sağladı. Erasmus dönemimde Lonova’nın CEO’sundan aldığım Kişisel Yönetim Becerileri dersleri sayesinde mezuniyetim sonrası içinde bulunacağım denetim sektörünü ve bu sektördeki dünya devlerini tanıma fırsatı bulmuştum. Türkiye’ye döndükten sonra Üniversitemizin Uluslararası İlişkiler Ofisinde 2. Zorunlu stajımı yaptım. Bu dönemde üniversitemizin Erasmus öğrencilerinden sorumlu olan ESN’ de aktif roller üstlendim. Yaptığım staj ve kulüp üyeliği İngilizcemin gelişmesine daha da katkı sağladı. Aynı dönemde İzmir Ticaret Odası’nın düzenlediği G20 zirvesinde ilgili komitelere danışmanlık yaptım. Lisans hayatımın son yılında okulumuzun Mezunlarla İlişkiler Ofisi’nde İşkur Programı ile çalıştım. Bu dönem kariyer hayatımı şekillendirmemde en büyük yere sahip oldu. Okulumuzun düzenlemiş olduğu kariyer günlerinde aktif rol oynadım. Erasmus döneminde tanışmış olduğum Dünyanın 4 büyük denetim şirketi olarak geçen denetim şirketleriyle birebir tanışma fırsatım oldu ve üniversite hayatım bitmeden bu şirketlerden biri ve hayalim olan Price Water House Coopers’ta (PwC) Denetim Danışman’ı olarak sözleşmemi imzaladım. Şuan bu sektörde ilk senemi doldurmuş bulunmakta ve her geçen gün yaptığım işi daha da çok sevmekteyim. Global bir ağın üyesi olarak çalışarak ülkemizde adı geçen şirketlerin denetimini üstlenmenin verdiği tatmin duygusu işime olan sevgimi daha da arttırmaktadır. Bu çerçeve de okulumun bana sağlamış olduğu fırsatlar benim için unutulmazdır. Aynı zamanda lisans dönemim boyunca elde ettiğim fırsatlar, tanıştığım insanlar benim için her zaman önemli bir yere sahip olacaktır.

Hülya Ezgi TOLAY

2013 yılında üniversiteyi kazandığımda, hangi okulu seçeceğim konusunda endişelerim ve kararsızlıklarım vardı. Yapmış olduğum araştırmalar sonucunda benim için en uygun üniversitenin İzmir Ekonomi Üniversite’si olacağına karar verdim. 2018 yılında İşletme Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldum. Eğitim hayatım boyunca okulum sayesinde dil, öz disiplin, girişimcilik, araştırma yetkinliği gibi birçok konuda kendimi geliştirme imkanım oldu. Son sınıfta ise Avrupa Birliği’nin bünyesinde olan Modal European Union (Avrupa Birliği Modeli) simülasyon programında burslu olarak 10 günlük eğitim alma hakkı kazandım. Bu programa başvururken bölüm öğretmenimiz olan Prof. Çiğdem Kentmen’ in çok desteği oldu. Bu simülasyon programı, bana okulumuzda teorik olarak anlatılan Avrupa Parlamento’sunda karar alma sürecini uygulamada görebilme şansı sundu. Ben bu programı araştırmalarım sonucunda buldum fakat bana bu araştırma yetkinliğini aldığım eğitimin verdiğini söyleyebilirim. Bu program için en önemli olan şeylerden birisi İngilizce yetkinliğiydi. Ben İzmir Ekonomi Üniversite’nin dil eğitiminin çok güçlü olduğunu düşünmekteyim.